ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, politika faizini 25 baz puan artıran Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararının ardından açıklamalarda bulundu. Warsh, faiz artışının piyasa beklentileriyle şekillenmediğini, tamamen enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı hedefine odaklandıklarını vurguladı. Karar, oy birliğiyle alındı.
- Fed politika faizini 25 baz puan artırdı.
- Warsh: Enflasyon çok yüksek ve çok uzun süredir böyle.
- Karar oy birliğiyle alındı; öncelik fiyat istikrarı.
Warsh, konuşmasında enflasyonun beş yılı aşkın süredir hedefin üzerinde seyrettiğini belirterek, "Gerçek şu ki enflasyon çok yüksek ve çok uzun süredir böyle" dedi. Yaz aylarında açıklanan enflasyon verilerinin temel eğilimlerde anlamlı bir iyileşmeye işaret etmediğini söyleyen Warsh, son TÜFE ve ÜFE verilerine dayanarak ağustosta yıllık toplam PCE enflasyonunun yaklaşık yüzde 3,6 olduğunu tahmin etti. Çekirdek PCE ve çekirdek TÜFE enflasyonunun ise sırasıyla yaklaşık yüzde 3,2 ve yüzde 2,4 seviyesinde seyrettiğini belirtti. Warsh ayrıca birçok kategoride fiyat artışlarının hem 6 hem de 12 aylık bazda yüzde 3'ün üzerinde olduğunu, emtia fiyatlarının da yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Ekonomik Görünüm Nasıl?
Warsh, ekonominin sağlam bir hızda genişlediğini ve son aylarda temel göstergelerin iyileştiğini söyledi. Ekonominin güçleniyor görünmesinin faiz kararında etkili olduğunu belirten Warsh, kredi akışlarının güçlü olduğunu ve genel finansal koşulları kısıtlayıcı olarak nitelendirmenin zor olduğunu ifade etti. İşgücü piyasasının durumunu ekonomideki gücün temel göstergelerinden biri olarak nitelendiren Warsh, işsizlik oranının yaklaşık yüzde 4,1 ile düşük kaldığını, açık iş pozisyonlarının ve haftalık çalışma saatlerinin arttığını belirtti. Dört haftalık hareketli ortalamaya göre işsizlik maaşı başvurularının tam istihdamla uyumlu seviyelerde bulunduğunu söyleyen Warsh, Fed'in ikili görevinin istihdam tarafının şu anda iyi durumda olduğunu vurguladı. Bu nedenle Fed'in ağırlıklı odağının fiyat istikrarı olduğunu dile getirdi.
Faiz Artışı Neden Şimdi Geldi?
Warsh, temmuz toplantısında Fed yetkililerinin enflasyonun çok yüksek olduğu konusunda hemfikir olduklarını ve koşullar gerektirdiğinde harekete geçmeye hazır olduklarını belirtti. Faiz artırımı için temel enflasyonun yüzde 2 hedefine açık biçimde ve yeterli hızda ilerlediğinden emin olunması gerektiğini söyleyen Warsh, "Bugün FOMC bu standardın karşılanmadığına karar verdi" dedi. Warsh, Komite'nin oy birliğiyle aldığı kararın fiyat istikrarını daha zamanında sağlama konusundaki kararlılığı gösterdiğini ifade etti.
Piyasalar Bu Karara Nasıl Tepki Verdi?
Fed'in faiz artırımı kararı, piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. Kararın ardından dolar endeksi değer kazanırken, tahvil faizleri yükseldi. Hisse senedi piyasalarında ise satış baskısı görüldü. Warsh'ın açıklamaları, Fed'in enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu ve gerektiğinde daha fazla sıkılaştırmaya gidebileceğini gösteriyor. Piyasa analistleri, Fed'in bir sonraki toplantısında da faiz artırımına gidebileceğini öngörüyor.
Türkiye'ye Olası Yansımaları Neler?
Fed'in faiz artırımı, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye gibi yüksek dış borcu olan ülkeler için doların güçlenmesi, borçlanma maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, küresel risk iştahının azalması, Borsa İstanbul'da yabancı yatırımcı çıkışına neden olabilir. Ancak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası duruşu ve yerel ekonomik koşullar, Fed'in kararının etkilerini sınırlayabilir. Uzmanlar, TCMB'nin faiz politikasını Fed'in adımlarına göre şekillendirebileceğini belirtiyor.
Sonuç Olarak Ne Beklenmeli?
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın açıklamaları, enflasyonun kontrol altına alınana kadar sıkı para politikasının devam edeceğini gösteriyor. Enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşması için daha fazla faiz artışı gerekebilir. Piyasalar, Fed'in bir sonraki hamlesini ve ekonomik verileri yakından takip edecek. Türkiye özelinde ise döviz kuru ve faiz oranlarındaki gelişmeler, Fed'in kararlarından etkilenmeye devam edecek.