
Bilim
Evrenin En Sinsi İnanılmazı: Kırmızı Devler Dünyalarından Helium Kaybı
Yeni bir uzay araştırmasıyla LHS 1140 sistemindeki ekzoplanetlerin atmosferlerinden helyum gibi temel elementler analiz edildi.
Hexcore
3 dk
17 Temmuz 2026

Warlığın büyük bir kısmını hidrojen ve helyumun oluşturduğu evrensel gaz karışımı, gezegenlerin ilk oluştuğu sırada da muhtemelen bu bileşimle başladı. Ancak zamanla gezegenler olgunlaştıkça atmosferlerinin kimyası değişmeye başlar. Bu süreçte hem hidrojenin reaksiyonlarla başka maddelere dönüşmesi hem de helyumun uzaya kaçarak yok olması mümkündür. Dünya, Mars ve Venüs gibi sistemlerdeki gazların çoğu, muhtemelen milyarlarca yıl önce yitirilmiş veya dönüşmüş orijinal hidrojensel/helyum kapsallarının kalıntılarıdır.
Gezegen atmosferlerindeki bu tür kayıp dinamikleri oldukça karmaşık süreçlerle açıklanır. Daha hafif elementlerin uzaya gitmesi daha kolay olsa da, hidrojen metan ve amonyak gibi moleküllere bağlanarak korunabilir. Bir cismin kütleçekimi atmosferin bir kısmını tutmaya yardımcı olurken, manyetik alanlar radyasyonun gazı uzaydan süpürmesini sınırlandırır. Ayrıca, yıldızlara yakınlık da kritik bir faktördür; çünkü yıldızın yaydığı aşırı ışık atmosfere yoğun ısı vererek onu genişletebilir ve bu durum kütleçekiminin etkisi azaldığında atmosferin boşalmasına neden olabilir.
Bu karmaşık süreçler nedeniyle, dış gezegenlerin (ekzoplanetlerin) ne tür bir atmosfere sahip olacağını tahmin etmek zordur. Ancak son yayımlanan Nature adlı prestijli dergide yer alan yeni bir araştırma, uzaydan onlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan LHS 1140 yıldızı etrafında dönen bir ekzoplanetin atmosferinden helyumun azalıp azalmadığına dair dikkat çekici gözlemler sunuyor.
Warlığımızın yakınında yer alan bu sistemde, iki adet gezegen tespit edilmiştir. Kırmızı cüce sınıfındaki LHS 1140a yıldızının etrafında dönen LHS 1140b ve LHS 1140c isimli gezegenler bulunuyor. Yaklaşık dört günde bir yörüngesini tamamlayan LHS 1140c, Güneş’e göre Dünya'nın aldığı radyasyondan beş kat daha fazlasını alır. Daha uzakta ise yaklaşık 25 günlük periyotla dolanan LHS 1140b bulunmaktadır.
Gezegenlerin özellikleri incelendiğinde, kırmızı cüce yıldızın doğası nedeniyle diğer gezegenlere göre çok daha az ısı aldığı görülmektedir. Ancak teleskoplarla izlenen bu ikinci planet olan LHS 1140b'nin kütlesi yaklaşık beş buçuk Dünya kütlesine denk gelmekte ve yarıçapı ise Dünya’nın 1,7 katı büyüklüğündedir.
Gezegenlerin atmosferine dair ne kadar kesin bilgiye sahip olduğumuzdan emin olmasak da, bu veriler LHS 1140b'nin kayalık bir yapısı olduğuna işaret ediyor ve önemli miktarda su ile veya yoğun bir atmosfere sahip olabileceği öngörülüyor. Ancak sistemin yaklaşık üç milyar yaşında olması, gezegenler için atmosferlerinin evrimleşmesi adına fazlasıyla zaman olduğu anlamına geliyor.

Araştırmacılar bu kritik noktada, yeni nesil yakın kızılötesi görüntüleme ekipmanlarını Atacama Çölü'nde bulunan Las Campanas Gözlemhaneti'ndeki teleskopla kullanarak LHS 1140b’nin yörüngesinden geçtiği (transit) anlarda ve genel durumunda gezegeni gözlemlediler. Bu yöntem, dış gezegenlerin atmosferlerini haritalandırmak için kullanılan en hassas tekniklerden biridir.
İnanılmaz bir keşif ortaya çıktı: LHS 1140c’nin yörüngesinden geçerken hiç izlenmeyen helyum gazı, ancak LHS 1140b transiti sırasında hem öncesinde hem de sonrasında belirginleşti. Bu sinyal o kadar yaygındı ki araştırma ekibi bunun gezegenden çıkan bir haleyin varlığına işaret ettiğini öne sürdü. Bu haleler, yıldızın şiddetli enerjisiyle atmosferden sökülen helyumun bıraktığı kuyruklar olarak yorumlanıyor.
Araştırmacılar bu 'kuyruğun' gazların gezegenin etrafında sadece basitçe kaymasından ziyade, yıldızın çıkardığı yüksek enerjili radyasyonla atmosfere zorlanarak itildiğini tespit ettiler. XMM-Newton gibi çok geniş açılı gama ışını (X-ray) teleskopları kullanılarak yapılan gözlemler bu hipoteği doğruladı.
Mevcut tahmini hesaplamalar, LHS 1140b'den saniyede yaklaşık yüz bin kilogram oranında helyum gazının uzaya doğru kaçtığını gösteriyor. Bu kayıp hızı, teorik olarak gezegenin toplam kütlesinin yüzde 1,5’ini olabilecek bir atmosfere sahip olup olmadığını tamamen ortadan kaldırmaya yeterli seviyededir. Kırmızı cüce yıldızlar kendi gençlik dönemlerinde çok daha aktif olduğu için geçmişte bu helyum kaybı oranının bugün düşünüldüğünden bile çok daha yüksek olduğunu varsayıyor bilim insanları.
Yaptıkları bu çalışmalar, dış gezegenlerin atmosfer yapısının sadece ne kadar büyük olduğuna değil, aynı zamanda yörüngede bulunduğu yıldızın şiddetine ve gazların atmosfere tutunma yeteneğine de bağlı olarak nasıl sürekli değiştiğinin çarpıcı kanıtlarını sunuyor.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.