Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan ekim ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri, ekonomide kritik bir ayrışmaya işaret etti. 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yükselirken, reel sektör ve hanehalkında belirgin şekilde geriledi. Bu tablo, aynı ekonomiye bakan farklı kesimlerin geleceğe dair algısının ne kadar kopuk olduğunu gözler önüne seriyor.
- Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,89'a yükseldi.
- Reel sektörün beklentisi yüzde 31,80'e, hanehalkının beklentisi ise yüzde 43,75'e geriledi.
- Hanehalkı beklentisi, piyasa beklentisinin 19,86 puan üzerinde seyrediyor.
Piyasa Katılımcıları Neden Beklentisini Yükseltti?
TCMB'nin Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu ile birlikte yürütülen Hanehalkı Beklenti Anketi sonuçlarından derlenen verilere göre, finansal ve reel sektör uzmanlarının 12 ay sonrasına ilişkin yıllık tüketici enflasyonu beklentisi eylülde yüzde 23,70 seviyesindeydi. Ekimde bu beklenti 0,19 puan artarak yüzde 23,89'a çıktı. Geçen yılın aynı ayında söz konusu beklenti yüzde 23,26 düzeyindeydi; yani piyasa tarafında yıllık bazda da sınırlı bir yukarı yönlü hareket söz konusu.
Uzmanların beklentisini yukarı çekmesi, para politikasındaki gevşeme takvimine ve hizmet enflasyonundaki katılığa dair ihtiyatlı bir duruş olarak okunabilir. Piyasa, kendi projeksiyonunda kısa vadeli riskleri daha fazla fiyatlıyor.
Reel Sektör ve Hanehalkı Neden Aşağı Çekti?
İmalat sanayi firmalarının gelecek 12 aya ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, bir önceki aya göre 0,70 puan azalarak yüzde 32,50'den yüzde 31,80'e indi. Reel sektörün beklentisi geçen yılın ekim ayında yüzde 36,30 seviyesindeydi; yani sanayicinin enflasyon algısı yıllık bazda 4,5 puana yakın geriledi. Bu düşüş, üretici fiyatlarındaki yavaşlama ve sipariş koşullarındaki zayıflamayla uyumlu bir seyir izliyor.
Hanehalkı tarafında ise düşüş daha sert oldu. 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi ekimde 1,85 puan gerileyerek yüzde 45,60'tan yüzde 43,75'e indi. Buna karşın hanehalkının beklentisi, piyasa katılımcılarının beklentisinin 19,86 puan üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu makas, merkez bankasının iletişim politikası açısından en zorlu başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.
Enflasyonun Düşeceğine İnananların Oranı Ne Oldu?
Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı, eylüldeki yüzde 16,25 seviyesinden 0,31 puan artarak yüzde 16,56'ya yükseldi. Oran hâlâ düşük olsa da yön yukarı; yani hanelerin bir kısmında dezenflasyon sürecine dair güven yavaş yavaş yerleşiyor. Ancak hanehalkının seviye olarak yüzde 43,75'lik bir enflasyon bekleyişinde olması, fiyat istikrarı algısının henüz istenen noktada olmadığını gösteriyor.
Ekim Ayı Beklentileri Tablosu
Bu Ayrışma Para Politikası İçin Ne Anlama Geliyor?
Enflasyon beklentileri, merkez bankalarının en fazla önem verdiği göstergeler arasında yer alıyor; çünkü beklentiler ücret ve fiyat belirleme davranışını doğrudan etkiliyor. Piyasa ile hanehalkı arasındaki yaklaşık 20 puanlık fark, faiz indirim döngüsünün hızına ilişkin tartışmaları da besliyor. TCMB'nin beklenti yönetiminde hanehalkı algısını aşağı çekmek için daha fazla veriye ve tutarlı bir iletişime ihtiyacı olduğu açık.
Türkiye özelinde bu veri seti, yurt içi yatırımcı ve tüketici davranışını doğrudan ilgilendiriyor. Borsa İstanbul tarafında beklenti farklılaşması, özellikle bankacılık ve perakende sektör hisselerinde (örneğin GARAN, AKBNK, BIMAS) faiz ve tüketim projeksiyonlarını etkileyen bir değişken olarak izlenmeye devam edecek. Önümüzdeki aylarda hanehalkı beklentisinin yüzde 40'ın altına inip inmeyeceği, dezenflasyonun toplumsal tabana yayılıp yayılmadığının en somut göstergesi olacak.