Emtia piyasası, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğine yönelik öngörüler, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve arz kaynaklı faktörlerin etkisiyle sert dalgalanmaların yaşandığı bir haftayı geride bıraktı. Değerli metallerde sert kayıplar yaşanırken, enerji ürünlerinde güçlü yükselişler dikkati çekti.
- Altının onsu temmuz ayından bu yana ilk kez 4 bin doların altına indi.
- Gümüş, platin ve paladyumda haftalık kayıplar yüzde 4 ila 6,5 arasında gerçekleşti.
- Enerji tarafında petrol ve doğalgaz fiyatları jeopolitik risklerle yükselişe geçti.
Değerli metallerde neden sert düşüş yaşandı?
Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu artırarak merkez bankalarını sıkı para politikasını sürdürmeye yöneltebileceği beklentisi, başta altın olmak üzere değerli metalleri baskıladı. Bu gelişmelerle birlikte ons bazında fiyatlar altında yüzde 4, platinde yüzde 4,9, gümüşte yüzde 5,3 ve paladyumda yüzde 6,5 azaldı. Altının onsu temmuz ayından bu yana ilk defa 4 bin doların altına inerken, gümüşün onsu 53 dolarla Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyeyi gördü. Paladyum ise 1039,55 dolarla Haziran 2025'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Analistler, yüksek faiz oranlarının endüstriyel alanda talebi olumsuz etkileyeceğine dair endişelerin özellikle gümüş fiyatlarındaki sert düşüşte etkili olduğunu belirtiyor. Dünya Platin Yatırım Konseyi'nin platine dair yatırımların zayıf kalacağı beklentisi de platin fiyatlarını aşağı yönlü etkiledi. Yüksek borçlanma maliyetlerinin otomotiv endüstrisini etkileyebileceğine yönelik tahminler ise paladyumda talep endişelerinin artmasına neden oldu.
Baz metallerde tablo nasıl şekillendi?
Baz metallerde bu hafta tezgah üstü piyasada fiyatlar bakırda yüzde 0,8 gerilerken çinkoda yüzde 1,2, alüminyumda yüzde 1,3, kurşunda yüzde 1,5 ve nikelde yüzde 3,3 yükseldi. Londra Metal Borsası'nda bakır stoklarının arttığına dair haberler, bakırda arz endişelerini hafifleterek fiyatlarda düşüşe neden oldu. Alüminyum fiyatları ise Orta Doğu'da artan jeopolitik risklerin alüminyum arzına ilişkin endişeleri artırmasıyla yükseldi.
Endonezya'daki Çinli nikel üreticilerinin üretim kesintisine gidebileceğine dair haberlerle nikel fiyatları yükseldi. Çin'deki yerli çinko konsantresi üretiminin azalması da çinkoda arz endişelerine neden oldu. Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu'nun bu yıl kurşun ve çinkonun küresel maden üretiminde düşüş olabileceğine dair tahminleri de bu iki üründe yükselişi tetikledi.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş kalıcı mı?
Enerji grubunda ise Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırmasıyla petrol ve doğalgaz fiyatlarında güçlü yükselişler görüldü. Yükselen enerji fiyatları, küresel enflasyon görünümüne dair endişeleri de beraberinde getiriyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirim döngüsünü geciktirebileceği beklentisini güçlendirerek değerli metaller üzerindeki baskıyı artırıyor.
Yatırımcılar hangi risklere odaklanmalı?
Piyasa uzmanları, önümüzdeki dönemde Fed'in para politikası duruşunun yanı sıra jeopolitik gelişmelerin ve arz kaynaklı haber akışının emtia fiyatlarında belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Değerli metallerdeki düşüş eğiliminin faiz beklentilerine bağlı olarak dalgalanabileceği, enerji tarafında ise arz risklerinin fiyatları yukarı yönlü destekleyebileceği ifade ediliyor.
Türkiye'de emtia fiyatları nasıl etkilenecek?
Küresel emtia fiyatlarındaki bu dalgalanma, Türkiye'de yakından takip ediliyor. Altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüş, iç piyasada gram altın ve gümüş fiyatlarına da yansıyabilir. Ancak Türkiye'deki fiyatlar, küresel ons fiyatlarının yanı sıra döviz kuru ve yerel piyasa koşullarından da etkileniyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ise akaryakıt ve doğalgaz tarifeleri üzerinden enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Uzmanlar, yatırımcıların hem küresel hem de yerel gelişmeleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor.