Yıllar önce dünyayı sarsan petrol fiyatlarındaki fahiş artışlar, Ortadoğu'da yaşanan siyasi gerilimlerle bağlantılı olarak fosil yakıtlara olan bağımlılığı en aza indirme çabalarını beraberinde getirmişti. Bu endişeler sinema perdesine yansıdı ve yönetmen Chris Paine’in 'Elektrikli Araçlar Neden Öldü?' adlı belgesel filmi seyircileriyle buldu.
Filmin çekimleri, GM tarafından 1996 yılında üretilen ancak kısa süre sonra geri çağrılıp üretimden kaldırılan ilk toplu elektrikli araçlardan biri olan EV1'e duyduğu derin bir sevgi ve şüphe içeriyordu. Paine, çevreci aktivist kimliğiyle bu araca sahip olmuştu. Arkadaşları ona suçluyu bulmak için bir film çekmesini tavsiye etti. Hikâyeye Martin Sheen gibi isimlerin katılmasıyla önemli bir ciddiyet kazanırken; aktör, filmin yapım bütçesine katkıda bulunarak maaşını hayır kurumlarına bağlama fedakarlığında bulundu.
Film ekibine sonradan Independence Day'in yapımcısı Dean Devlin de dahil oldu. Devlin, merhum babasının bu özel araca olan sevgisine duyduğu saygıyı dile getirdi ve ekip ile Mel Gibson gibi başka arkadaşları bir araya getirdi. Gişe rekabetinin ötesinde filmin ele alındığı en önemli isimler arasında Ed Begley Jr., ünlü aktivist Ralph Nader ve Phyllis Diller de yer aldı.
Sony Pictures Classics, bu projeyi 2005 yılının Kasım ayında bünyesine katmıştı ve film Sundance Film Festival'ine sunulmadan önce danışman yapımcı olarak Alex Gibney'i kadrosuna eklemişti. Yapımcı Jessie Deeter’in aktardığına göre, Alex Gibney ile yapılan iki saatlik bir görüşme filmin yönünü etkiledi; bu toplantı sırasında tüm ekip sadece yeni fikirleri dinledi.
Filmin başlangıç aşamasında dışarıdan gelen yoğun geri bildirimler ve öneriler, yapım ekibinde önemli değişikliklere yol açtı. Filmde daha belirgin bir anlatı akışı (arc) oluşturulması gerektiği belirtilmişti. Bu süreçte editörlerden biri görevden alınmış olsa da film Sundance'ta büyük yankı uyandırdı.
Belgeselin trailerı, 'An An Inconvenient Truth' gibi kült belgesellerin gişeye çıkmasından önce gösterilerek geniş kitlelerin dikkatini çekti. Bu yükselen profil nedeniyle otomobil devi General Motors bile filmi itibarsızlaştırmaya yönelik açıklamalar yapmak zorunda kaldı. Filmin vizyon tarihi ise 2006 yılının Haziran ayıydı.
Yayınlandığında film, eleştirmenlerden tam not aldı ve sinemalarda izleyicilere son derece yoğun ve düşündürücü bir deneyim yaşattı. Finansal açıdan $1.7 milyon (bugünün karşılığıyla yaklaşık 2.9 milyon dolar) hasılat elde eden belgesel, yönetmen Chris Paine’e WGA Ödülü adaylığı kazandırarak sektördeki yerini sağlamlaştırdı.
Film boyunca ele alınan ana hipoteze rağmen belgesel optimistik bir sonla kapandı. Bu kapanışın en somut kanıtlarından biri, Tesla Roadster prototipinin sinematografisinde kısa bir anlık görüntüsüydü. Zira Elon Musk’ın şirketi, günümüz elektrikli otomobil pazarının canlanmasında büyük rol oynamıştır ve filmden sonra hazırlanan 2011 yapımı devam filmi de bu süreci ele almıştır.
Yıllar ilerledikçe artık herkes biliyor ki elektrikli araçlar piyasadan tamamen kalkmamış, sadece şirketlerin onları kârlı bir model haline getirebileceği noktaya kadar ertelenmiştir. Chris Paine da şu değerlendirmeyi yaparak sinema tarihindeki bu önemli yapıtın yerini netleştiriyor: Film doğru soruyu sordu ama belki de henüz tüm cevapları bulamadı.