ABD'de medya dünyasını sarsacak dev birleşme planı, eyalet düzeyindeki adli politikacıların (AG) taktiksel hamleleriyle ciddi hukuki bir çıkmaza girdi. On iki farklı demokrat partili eyalet avukatının açtığı dava, Paramount Skydance ile Warner Bros Discovery arasındaki bu potansiyel birleştirmeyi engellemeyi amaçlıyor.
Vaka, birleşmenin çok güçlü olduğu iddia edilen üç ana alanda piyasalara haksız güç getireceği gerekçesiyle, yani geniş çaplı sinema dağıtımı (theatrical distribution), büyük bütük filmler ve temel kablolu televizyon yayınları alanlarında antitröst yasalarını ihlal ettiğini öne sürüyor.
Antitröst Davası Neden Başlatıldı?
Eyalet Genel Savcıları, bu devleşen medya grubunun piyasalarda neredeyse %30 civarında veya çok az altında bir pazar hakimiyetine ulaşabileceği iddiasıyla dava açtı. Bu oran ise geçmişte birleşmenin piyasa katılımcılarına zarar vereceğine dair argüman kazanmak için gereken minimum eşik kabul ediliyor.
Bu hukuki müdahale, Paramount tarafından yasal zeminde 'düzeltilmiş antitröst yasasını çarpıtma' olarak nitelendirildi ve şirket bu zorlu meydan okumayla güçlü bir şekilde mücadele edeceğini duyurdu. Eyaletler, geçici koruma kararı (TRO) alarak söz konusu birleşme sürecinin sonuç açıklanana kadar durdurulmasını talep etti.
Writers Guild of America (WGA - Amerikan Yazarlar Sendikası) da ayrı bir hukuki süreçle dahil oldu. WGA, bu anlaşmanın senaristlerin ücretlerini azaltacağını ve sektördeki iş olanaklarını kısıtlayacağını savunarak Paramount'un Warner Bros ile yaptığı anlaşmaya itiraz etti.
Hukukçılar Ne Diyor? Potansiyel Bir Çıkmaz?
Bu karmaşık hukuki manevralar üzerine uzmanlar değerlendirmelerde bulundu. Cardozo Hukuk Okulu profesörü ve eski bir DOJ antitröst avukatından Sam Weinstein, davanın 'önemsiz bir şikayet' olmadığını belirtti.
Winston, eyaletlerin iddialarını somut kanıtlarla destekleyebilmeleri halinde oldukça güçlü bir dava sunduklarını ekledi. Columbia Üniversitesi Hukuk Okulu profesörü Eric Talley ise davanın üzerinde yüzeysel olarak 'oldukça olası' göründüğünü ve medya sektöründen bu tür benzer itirazların sıkça geldiğini söyledi.
Talley, bu durumun Paramount Skydance ve Warner Bros Discovery için üstesinden gelmesi gereken önemli bir engel teşkil edeceğini belirtti. Bu engelin dev anlaşma üzerinde durdurucu ya da tamamen yıkıcı bir rol oynama ihtimalinin olduğunu ekledi.
Eyaletlerin Rolü ve Karşı Görüşler
Aynı şekilde, Kaliforniya Adli Savcısı Rob Bonta liderliindeki eyaletler de Nexstar’ın TV istasyonu grubundaki rakip Tegna şirketini satın almasına karşı dava açmış ve baharda mahkeme kararıyla birleşme sürecinin durdurulmasını sağlamıştı. Bu örnekler ışığında, Talley şunu öngörüyordu: Eyalet genel savcılarının federal hükümet kadar birleşmelere karşı meydan okuma yeteneği bu son yıllarda belirginleşmiş gibi görünüyor.
Winston geçmişte antitröst uygulamalarında liderliğin genellikle eyalet ve federal hükümetin ortak yürütmesinde görüldüğünü, ancak Trump yönetimi döneminde DOJ'un herhangi bir koşul getirmeksizin anlaşmayı onaylaması nedeniyle eyaletlerin kendi başlarına hareket etmek zorunda kaldığını hatırlattı.
Ancak hukuki süreç herkes için açık değil. Syracuse Üniversitesi hukuk profesörü Shubha Ghosh ise bu davanın başarılı olma konusunda %100 emin olmadığını ifade etti. Genellikle mahkemelerin birleşmeleri onaylamaya meyilli olduğunu, eyaletlerin iddialarını sunarken pazar tanımlamalarını çok dar tutabileceğini savundu.
Hukuk uzmanları dikkat çekiyor ki günümüzün yayıncılık ekosistemi yalnızca sinema salonlarına veya temel kablo kanallarına sığmıyor; YouTube ve diğer akış platformlarıyla rekabet de içeriyor. Bu nedenle mahkemeler, sektördeki dijital rekabet faktörlerini göz önünde bulundurarak eyaletlerin davasına karşı çıkabilir.
Dava savunucularının odak noktası, Paramount'un P+ ile Warner Bros'un HBO Max platformlarını birleştirdiğinde elde edeceği pazar payı üzerinedir. Bu ortak akış servislerinin 2025 Aralık ayı itibarıyla ABD pazarında %10,8 gibi bir paya sahip olacağı ve Netflix (%32,5) ya da Disney (%16,7) kadar güçlü olmayacağı belirtiliyor.
Telif hakları uzmanlarından biri ise dava metriklerinin esnek olduğu ve tartışmalı olduğu yönünde yorum yaparken; bu hukuki savaşın sonuçlarının dev medya şirketleri için önemli bir emare oluşturacağını ifade ediyor.