Altın piyasasında son aylarda yaşanan sert dalgalanmalar, yatırımcıların pozisyonlarını ciddi ölçüde azaltmasına yol açtı. Deutsche Bank Kıymetli Madenler Araştırma Başkanı Daniel Ghali, BNN Bloomberg'e verdiği röportajda, değerli metalin aşırı satıldığını ve yatırımcı pozisyonlarının düşük seviyelere gerilediğini belirterek, altının gelecek yıl için cazip bir görünüm sunduğunu ifade etti.
- Deutsche Bank, altının aşırı satıldığını ve yatırımcı pozisyonlarının düşük seviyelere gerilediğini belirtiyor.
- Merkez bankaları ve resmi kurumların altın alımları 2021-2022 döneminin iki katından fazla.
- Kurumsal yatırımcıların altına katılımı 2021'den bu yana yaklaşık yüzde 70 arttı.
Ghali, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5'in üzerinde ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde olmasına rağmen altının temmuz ayından bu yana yeni bir dip yapmadığına dikkat çekti. Bu durumu, altın fiyatının güçlü ve dirençli olduğunun işareti olarak değerlendirdi.
Altın neden dirençli kalıyor?
Ghali'ye göre merkez bankaları ve diğer resmi kurumların altın alımları, 2021-2022 dönemindeki hızın iki katından fazla. Kurumsal yatırımcıların altına katılımı da 2021'den bu yana yaklaşık yüzde 70 arttı. Bu veriler, altına olan kurumsal talebin güçlü seyrettiğini gösteriyor.
Deutsche Bank'ın 30 Eylül tarihli notunda Ghali, trend takip eden fonların net kısa pozisyonlarının Ekim 2021'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığını, isteğe bağlı işlem yapan yatırımcıların uzun pozisyonlarını haziran ayındaki zirveden bu yana yaklaşık yüzde 55 azalttığını ve CME altın vadeli işlemlerindeki açık pozisyonların da aşırı düşük seviyelere gerilediğini ifade etti. Bu tablo, piyasada spekülatif pozisyonların büyük ölçüde tasfiye edildiğine işaret ediyor.
Gümüş ve bakırda beklentiler ne yönde?
Ghali, gümüşte arz fazlası nedeniyle değerli metalin altının gerisinde kalmasını beklerken, 1980'lerden bu yana en sıkı piyasayla karşı karşıya olan bakırın ise en yüksek kazanç potansiyeline sahip metal olduğunu düşünüyor. Bakır piyasasındaki sıkılık, arz tarafındaki kısıtlar ve güçlü taleple birleşerek fiyatı destekleyebilir.
Yatırımcılar için ne anlama geliyor?
Altının aşırı satılmış olması ve yatırımcı pozisyonlarının düşük seviyelere inmesi, kontra yatırımcılar için bir fırsat penceresi açabilir. Ancak ABD tahvil faizlerinin yüksek seyri ve petrol fiyatlarındaki artış, makroekonomik belirsizlikleri artırıyor. Deutsche Bank'ın analizi, altının bu olumsuz koşullara rağmen temmuz ayından bu yana yeni bir dip yapmamasını, güçlü bir direnç sinyali olarak yorumluyor.
Türkiye'de altın yatırımcısı ne yapmalı?
Türkiye'de altın, uzun yıllardır enflasyona karşı korunma aracı olarak görülüyor. Deutsche Bank'ın raporu, küresel piyasalarda altına yönelik kurumsal talebin arttığını gösterirken, yurt içi yatırımcılar için de önemli ipuçları sunuyor. Ancak unutulmamalı ki, altın fiyatları küresel risk iştahı, dolar endeksi ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak dalgalanmaya devam edebilir. Yatırım kararı verirken kendi risk profilinizi ve portföy çeşitlendirmenizi göz önünde bulundurmalısınız.
Özetle, Deutsche Bank'ın değerlendirmesi, altının orta vadede toparlanma potansiyeline işaret ediyor. Merkez bankası alımları ve kurumsal ilgi, fiyatı destekleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Gümüş ve bakırda ise farklı dinamiklerin etkili olacağı öngörülüyor.