Kanadalı yönetmen Deniz Côté, küresel sinema çevrelerinde dikkatleri üzerine çeken yeni filmi 'Nobody’s Violence' ile bir kez daha adından söz ettiriyor. Dünyanın büyük film festivallerinden Locarno Film Festivaline katılacak bu yapım, oyuncu Larissa Corriveau'nun başrolünde oynadığı ve derin varoluşsal temalara dokunan karanlık hikayeleri anlatıyor.
Film, karakter Mira'nın hikayesini merkeze alıyor. Hayatında belirgin bir yön veya net bir planı olmayan Mira; gizemli bir organizasyon adına umutsuz insanların yaşamlarına son vermeye yardımcı olan biri olarak görev yapıyor. Yalnız ve edilgen bir hayat süren Mira’ya zamanla, ormanın derinliklerinde yaşayan iki özgür ruhlu hedonist Madeleine ve Ludo ile rastlaması, kendi hayatını yeniden sorgulamasını tetikliyor.
Mira'nın bu karşılaşması, yalnızca dış dünyayı değil, aynı zamanda vicdanında gizlediği karanlık anlaşmaları da sorgulamasına neden oluyor. Hayatın anlamı üzerine sessiz bir iç yolculuğa çıkan Mira, varoluşun belirsizliği içinde kendi kimliğini yeniden inşa etme arayışına giriyor.
Deniz Côté ve ekibi, bu yeni filmi sadece senaryo yazmakla kalmıyor; aynı zamanda Kanada hükümet destekli birçok kurumun finansal desteğiyle hayata geçiriyor. Bu proje, ayrıca sektördeki önemli isimlerden Philippe Rebbot, Xavier Bergeron gibi yetenekli oyuncuların da imzasını taşıyor.
Locarno Tutkusu ve Tıbbi Mücadeleler
Côté'nin sinema dünyasına olan bağlılığı her zaman büyüleyici olmuştur. Locarno Film Festivali'ne ilk kez 2010 yılında 'Curling' filmiyle katılan yönetmen, bu festivalle çok özel bir bağ kurmuş durumda. Bu yeni film onun festivale dönüşünü işaret ediyor. Yönetmen, uzun yıllardır çektiği kronik böbrek rahatsızlığı ve 2023 yılındaki umut dolu organ nakli sürecinin ardından yeniden sinema arasına dönüyor.
Côté, Locarno Film Festivali öncesinde yaptığı açıklamalarla düşük bütçeli bağımsız filmlerine olan bağlılığını dile getirdi. Hollywood'un yapım anlayışından neden farklı bir yol izlediğini ve yeni hayatının ona verdiği ilhamı paylaştı. Sağlık açısından yaşadığı bu zorlu süreç, eserlerinin temelini oluşturuyor.
Liminal Alanların Sinemadaki Yeri
Mülakatında Côté, film yapım sürecinin aslında kendi içsel yolculuğunu yansıtıp yansıtmadığını tartıştı. Hastalığının son dönemlerinde yaşamış olduğu belirsiz ve ikileme daldığı 'liminal' yani aralık durumları, filmin ruhunu oluşturmuş. Kendisi, tıbbi bir süreçten geçmiş olmanın ona hastalığın getirdiği soyut tükenmişliği hissettirdiğini belirtti.
Mülakatına devam eden Côté, sanatsal özgürlüğün önemini vurguladı. Sinema endüstrisinde, özellikle yaşadığı bölgedeki gelişmiş ülkelerde filmlerin yapılması için kültür bakanlıklarından bütçe talep edilmesi ve her adımın açıklanmak zorunda kalması gibi bürokratik süreçlerin yaratıcı işleyişi engelledğini belirtti.
Mira karakterini kurgularken, kendi hayatının keskin bir yansımasını vermek yerine, ona benzeyen ama daha soyut bir arayış sunduğunu ifade etti. Film, net bir olay örgüsünden çok, bir nesnenin kendi varoluşuna odaklandığı ve yönünü bulmaya çalıştığı 'ara' durumları konu alıyor.
Rastıklarında bu filmin kendisi için tamamlanmış bir yaşam gibi hissedilmesini sevdiğini dile getiren Côté, sanatın yaratıcısını bile terk edebilecek güce sahip olabileceği fikrine hayranlığını ifade etti. Ona göre en değerli anlar, sanatsal eserin kendi başına nefes alması ve üzerinde tamamen kaybolulan o hisler oluyor.