Danske Bank, yatırımcıların uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinde daha yüksek risk primi talep etmesi nedeniyle 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 6 seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulundu. Bankanın Başanalisti Jens Peter Sorensen, ABD Hazine tahvillerindeki yüksek arzın yanı sıra büyük ölçekli bulut ve yapay zeka şirketlerinin finansman ihtiyacının da getiri eğrisinin uzun tarafında baskı oluşturduğunu söyledi.
- Danske Bank, 10 ve 30 yıllık ABD Hazine tahvil faizlerinin yüzde 6'ya ulaşabileceği uyarısında bulundu.
- 10 yıllık tahvil faizi 4,2 baz puan yükselişle yüzde 5,312'ye, 30 yıllık tahvil faizi ise 4,8 baz puan artışla yüzde 5,688'e çıktı.
- Piyasalar, Fed'in eylül toplantı tutanaklarını ve ekim ayı faiz kararına ilişkin sinyalleri bekliyor.
Tahvil faizlerindeki yükseliş neden durmuyor?
ABD'nin 10 ve 30 yıllık Hazine tahvili faizleri son günlerde çok yıllı zirvelere yükseldi ve bu seviyelere yakın seyretmeye devam ediyor. 10 yıllık tahvil faizi 4,2 baz puan yükselişle yüzde 5,312'ye, 30 yıllık tahvil faizi ise 4,8 baz puan artışla yüzde 5,688'e çıktı. Bu tablo, yatırımcıların uzun vadeli tahvillerde daha yüksek risk primi talep etmesinin bir sonucu olarak öne çıkıyor.
Sorensen, yüksek arzın yanı sıra bulut ve yapay zeka alanındaki dev şirketlerin finansman ihtiyacının da getiri eğrisinin uzun tarafında baskı yarattığını belirtti. Bu şirketlerin büyük ölçekli borçlanma ihtiyacı, tahvil piyasasında arzı artırarak faizlerin yukarı yönlü baskılanmasına katkıda bulunuyor.
Fed'in ekim toplantısı için piyasa ne bekliyor?
ABD tahvil faizleri, salı günkü düşüşlerin ardından Asya işlemlerinde yeniden yükselirken, yatırımcılar Fed'in eylül toplantısına ilişkin tutanakları bekliyor. Piyasalarda özellikle Fed'in ekim toplantısında nasıl bir adım atacağına ilişkin sinyal aranacak. Son dönemde ekim ayında faiz artışı beklentileri belirgin biçimde gerilerken, para piyasalarında bu ay faiz artırımı olasılığı yüzde 22 olarak fiyatlanıyor.
Sorensen, Danske Bank'ın ekim toplantısında Fed'in faizleri sabit tutmasını beklediğini ancak aralık ve mart aylarında yeni faiz artışlarının hâlâ gündemde olabileceğini söyledi. Bu değerlendirme, tahvil faizlerindeki yükselişin kısa vadede sona ermeyebileceğine işaret ediyor.
Yüzde 6 senaryosu hangi koşullarda gerçekleşir?
Danske Bank'ın senaryosuna göre, yatırımcıların risk primi talebi artmaya devam ederse 10 ve 30 yıllık tahvil faizleri yüzde 6 seviyesine tırmanabilir. Bu seviye, son yıllarda görülmemiş bir noktaya işaret ediyor. Yüksek arz, güçlü finansman ihtiyacı ve Fed'in faiz politikasına ilişkin belirsizlik bir araya geldiğinde, uzun vadeli tahvillerde satıcılı seyrin sürmesi bekleniyor.
Piyasa katılımcıları, Fed'in eylül toplantı tutanaklarında faiz patikasına dair ipuçları arayacak. Ekim ayında faiz artırımı olasılığının yüzde 22'ye gerilemesi, kısa vadede bir duraklama sinyali olarak yorumlansa da aralık ve mart aylarına yönelik beklentiler tahvil faizleri üzerindeki yukarı yönlü riski canlı tutuyor.
Türkiye piyasaları bu gelişmeden nasıl etkilenir?
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, küresel risk iştahı ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde doğrudan etkili. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ekonomilerde, ABD faizlerinin yükselmesi borçlanma maliyetlerini artırabilir ve yerel tahvil faizleri üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak kaynak haberde Türkiye'ye özel bir fiyat veya çıkış tarihi bilgisi yer almıyor; bu nedenle Türkiye piyasalarına etkisi küresel risk algısı üzerinden dolaylı olarak izlenecek.
Danske Bank'ın uyarısı, yatırımcıların uzun vadeli ABD tahvillerinde daha yüksek getiri talep etmeye devam edebileceğini gösteriyor. Fed'in atacağı adımlar ve tahvil arzındaki gelişmeler, önümüzdeki dönemde faizlerin seyrini belirleyecek ana faktörler olarak öne çıkıyor.