Büyük telekomünikasyon şirketlerinden Comcast adlı devin bir mağaza işleme tutulan ilginç ama çarpıcı iddiaları gün yüzüne çıktı. Şirketin müşteri hizmetleri merkezlerinden birindeki satış danışmanlarının, performanslarına göre aşağılandığı ve hatta 'pastayla saldırıya uğradığı' iddiasıyla karşı karşıya geldiği bildirilmiş. Filed edilen davada, bu uygulamaların maaş hedeflerine ulaşmak amacıyla yöneticiler tarafından yürütüldüğü öne sürülüyor.
Komik Taktiğin Arkasındaki Gerçekler
Davanın merkezinde yer alan iddialara göre, Comcast'in Connecticut eyaletindeki Plainville adlı bir mağazasında, satış performansları en düşük olan çalışan her ay acımasız bir ritüelle cezalandırılıyormuş. Davacı David Figueroa'nın suçlamalarına göre, mağaza müdürü Sully Fuentes Peterson tarafından belirlenen bu 'ritüel', çalışanın yüzüne kremalı bir pasta fırlatılarak gerçekleştiriliyor. İddialara göre, en düşük performans gösteren çalışan arkanın arka ofisinde sandalyeye bağlanıyor ve ardından iş arkadaşları tarafından pastalarla saldırıya uğruyordu.
Figueroa'nın şirkete 2026 yılının Şubat ayında bir satış danışmanı olarak başladığını belirtiyor. Suçlayan taraf, Peterson adlı müdürün bu pasta fırlatma pratiğini, hem genel satış hedeflerini karşılamak hem de müşteri anketlerindeki olumlu tepkileri artırmak için tasarladığını ve uyguladığını savunuyor.

Şirket tarafından yapılan bir beyanla teyit edilse bile dava dilekçesi çok daha ileri gidiyor. Figuera'nın bu uygulamalar hakkında işe alım öncesinde hiçbir uyarı yapılmadığını, dahası şirket politikalarının çalışanları 'kamusal saldırılara' maruz bırakmayı içerdiğini iddia ediyor.
İhbarın Boyutu ve Davacıların Argümanları
Dava süreci sadece basit bir disiplinsizliğin ötesinde, şirketin genel yönetimindeki ihmal iddialarına odaklanıyor. Figueroa'nın bu uygulamalar yüzünden işten ayrıldığı belirtiliyor; kendisi bunu 'yapısal istifa’ olarak nitelendiriyor. Davacı, Comcast gibi büyük bir kurumsal yapının, mağaza yöneticilerinin çalışanları rezil etmesine izin vermesiyle ihmalkâr davrandığını iddia ediyor. Şirketin genel yönetimi üzerindeki denetim yetersizliği nedeniyle bu durumun gerçekleştiğini öne sürüyor.
Dava dilekçesinde ayrıca mağaza yönetiminin, satış personelini sıralayan bir liste tuttuğu ortaya çıkıyor. Bu listede hangi çalışanların cezalandırılacağı veya yakın zamanda saldırıya uğradığı bilgileri yer alıyordu. İddiaya göre bu durum, ofis ortamında şantaj ve sürekli aşağılama atmosferine neden oluyor.

Videoların Rolü ve Şirketin Savunması
Dava süreci ilerledikçe ortaya çıkabilecek en kritik kanıtlar arasında video kayıtları bulunuyor. Figueroa'nın iddialarına göre, mağaza müdürü Peterson sadece bu 'pasta saldırılarını’ yapmakla kalmıyor, aynı zamanda bunları kaydediyor. Dahası personelini de bu eylemlere katılmaya ve kendi videolarını çekmeye zorluyormuş. Davacı ve diğer iş arkadaşları tarafından olaylar görüntülendiğini ve hatta bir çalışma arkasındaki daha az satış yapan meslektaşının performansına göre cezalandırıldığını iddia ediyor.
Comcast, bu suçlamalarla ilgili dostuna yaptığı açıklamada davaya karşı olduklarını belirtiyor. Şirket, taciz veya alçakgönüllülük gibi davranışlara sıfır tolerans payı olduğunu vurguluyor ve hukuki süreç dışında herhangi bir detay vermekten kaçınıyor. Ancak dava dilekçesinde şirketin ihmalden sorumlu tutulduğu iddiaları, bu durumun sadece bireysel yöneticilerin değil, üst düzey denetim mekanizmalarının da sorumluluğunda olduğu görüşünü pekiştiriyor.