
Sinema
Cinetic Media'dan Büyük Hamle: 'Manhunt' Locarno Yarışında Hedefinde Altın Leopart
'Manhunt', Kuzey Amerika satış haklarıyla öne çıkan yeni bir Kanada polisiye filmi.
Hexcore
3 dk
9 Temmuz 2026

Sinema dünyasında önemli adımlar atılıyor. Cinetic Media, Kanada yapımı polisiye film Manhunt'un Kuzey Amerika satış haklarını bünyesine kattığını duyurdu.
Bu haber, filmin Locarno Uluslararası Film Festivali gibi prestijli bir etkinlikte ana yarışma kapsamında dünya prömiyerini gerçekleştireceği bağlamında büyük yankı uyandı. Filmin zirve ödülü olan Altın Leopart'a aday olması bekleniyor. Bu stratejik hamle, yapımın küresel sinema pazarı içindeki görünürlüğünü önemli ölçüde artıracak.
Bu ticari gelişmelere paralel olarak Aspect Ratio adlı dağıtım şirketi de Manhunt'un uluslararası satış haklarını üstlendiğini belirtti. Yönetmenlik koltuğunda Wayne Wapeemukwa'nın adı yer alıyor; 2017 yılında TIFF platformunda vizyona giren ve Kanada'da En İyi Birinci Film ödülüyle ses getiren 'Luk’Luk’I'nin ardından bu film, sanatçının ikinci uzun metrajlı yapımı olma özelliğini taşıyor.
Manhunt, doğrudan Kanadalı yaşanmış olaylardan ilham alıyor. 2019 yılında Kanada topraklarında meydana gelen gerçek cinayetleri konu alan yapım, hayata yön veremeyen iki genç adamın hikayesine odaklanıyor. Bu gençler, yaşamlarındaki çıkmazları aşmak amacıyla ülkenin uçsuz bucaksız kuzey bölgelerinde bir yolculuğa çıkıyor.
Yol boyunca boş kasabalar ve engin ormanlardan geçtiklerini anlatan senaryoda, karakterlerin hayatları dijital hayaller ile gerçek dünya arasında dağılıyor. Film, günümüzün yalnızlık gibi derin konularını işlerken aynı zamanda eril kimlik ve yeni bir başlangıç yapma arzusunu sorguluyor.
Yönetmen Wapeemukwa'nın açıklamalarına göre Manhunt, türü adeta edebi bir masalla yeniden çerçeveliyor. Film; anlam arayışının şiddete dönüşmesine odaklanıyor ve kurtuluşu kovalayan iki gencin aslında değişmiş hallerinden kaçamayacaklarını keşfetmelerini anlatıyor.
zaman zaman eklenen detaylar, filmin kadrosunu güçlendiriyor. Harris Lowe, Landon Tunold, Bianca Foscht ve Dilara Foscht gibi isimler projede yer alırken; senaryo Anna-Lena Theobald ve yönetmen Wapeemukwa tarafından kaleme alındı.
Wapeemukwa, yakın zamanda Kanada'daki UBC üniversitesinde Jonathan Glazer’ın 'Zaman Alanı İlgi Dışı' filmini tartışan bir söylem vermişti. O dönemde Nazilerin nasıl insani yönlerini göstermediğini aksine, insanların nasıl Nazi olabileceğini ortaya koyduğunu savunmuştu. Bu felsefeyi Manhunt filminde de sürdürerek; günümüz toplumundaki vahşet ve insan davranışlarını inceliyor.
Yönetmennotlarında ise Wapeemukwa şunları dile getirmişti: 'Manhunt, gerçek bir Kanadalı suçundan beslense de benim asıl ilgimi suçun detaylarını yeniden yaratmak değil; bu tür şiddeti üreten ülkenin ne tür bir ülke olduğu sorusunu sormaktı. Film, fantezi ile izolasyon ve sömürgeci kaçışın yarattığı manzarada ilerliyor.' Bu bağlamda video oyunları, eril kimlik anlayışı ve ulusal mitolojinin birbirine karışmaya başladığı modern bir hikaye anlatılıyor.
Wapeemukwa, Luc'Luk'İ’nin Cannes Film Festivali (TIFF) başarısından sonra bu kez tür sınırlarını zorlamak istediğini ifade ediyor. Amacı; Kanada içine kaybolma ve yeniden başlama rüyasına dair tehlikeli, komik, çirkin ama bir o kadar da güzel bir eser ortaya çıkarmaktı.
Cinetic Media'nın yaptığı açıklamalarda Manhuntun anlatım tarzının heyecan verici olarak tanımlandığı belirtiliyor. Modern medyada cinsiyet ve şiddet konularının sürekli gündemde olduğu bu dönemde film, yalnızca adli olaylar üzerine yazılmış geleneksel polisiye filmlerden çok daha fazlasını arayan izleyiciler için mükemmel bir zamana denk geliyor.
Haliyle, Avrupa'nın en büyük yaz sinema etkinliği olan Locarno Film Festivali 5 Ağustos ile 15 Ağustos tarihleri arasında kapılarını açarak bu tür önemli yapıtlara ev sahipliği yapacak.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.