

Call of Duty: Black Ops 7, zombi modunda oyunculara eşsiz deneyimler sunuyor ve her harita kendi içinde kendine özgü hikayesini barındırıyor. Oyunun yeni sezonları eklendikçe bu dünyalar genişliyor. Peki, hayatta kalmanın imkansız göründüğü bu dehşet dolu zombi dünyasında hangi mekanlar sizi bekliyor? İşte Rehberimizdeki Black Ops 7 zombi haritaları ve detaylı anlatımları
Ashes of the Damned, hikayenin doruk noktası olan Reckoning olaylarının hemen sonrasını konu alıyor. Bu çatışmanın ardından hayatta kalan eski ajanlar Grigori Weaver ve Elizabeth Grey, müttefikleri Maya Aguinaldo ile güçlerini birleştirdiler. Ancak bu umutlu grup, yeni ve ürkütücü bir düşmanla karşılaşıyor: Şeytani Anonsçu (Demonic Announcer). Dahası, ana görevin son patronu olarak karşımıza çıkan Veytharion da haritanın dehşetini katlıyor. Bu bölüm; daha önce var olan karakterlerin yeni varyantları ile zombi salgınına karşı verilen son direnişi simgeliyor.
Bu harita, oyunun şimdiye kadar tasarlanmış en büyük Tema Bazlı (Tur Based) yapılarından biri olarak dikkat çekiyor. Oyuncular için geniş savaş alanları oluşturmanın yanı sıra bu bölgeleri birbirine bağlayan yoğun sis kaplı yollar da bulunuyor. Harita tasarımı Black Ops II’deki TranZit deneyiminden güçlü ilham almış olsa da, Janus Kuleleri tesisinin Meydanı veya bir piramidin gölgesinde duran izole kulübe gibi tamamen özgün yeni konumlar sunuluyor. Fare oyunlarında zombi kıtalarındaki bu devasa savaş alanında hayatta kalmak başlı başına büyük bir mücadele gerektir.

Vandorn Farm, Karanlık Aether’ın izlerini taşıyan Project Janus Karargahı kalıntılarının yakınında yer alan pastoral görünümlü küçük bir çiftlik konumu. Orijinal yapısına sadık kalarak Ahır, Çiftlik Evi ve Kulübe gibi ana binaları geniş tarlalarla çevrili biçimde sunuyor. Özellikle Çiftlik Evi ile ahır arasında uzanan büyük bodrum katı, oyunun gizemini derinleştiren bir alan niteliğinde.
Hayat kalma (Survival) modunda oyuncular Çiftlik Evi içerisinde Güç Pompası, Gizemli Kutu mekanikleri ve Chompy adı verilen yaratıklar gibi birçok farklı imkana sahip. Ayrıca bodrum katında bir Silah Galeri'si (Arsenal), Ahırda ise özel üretimi olan Pack-a-Punch makinesini bulma fırsatı sunuluyor. Ashes of the Damned içeriğiyle Zıplama Platformları eklenerek oyuncuların daha hızlı hareket etmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda onları Janus Kuleleri Meydanı'na veya Ashwood bölgesine fırlatabiliyor.
Daha önceki evrenlerinde Dempsey ile bağlantısı olan bu çiftlik aslında Vandorn ailesinin mülküydü. Bu aile okült ritüellerle ve cinayetlerle uğraşmış, kuluttukları korkunç eylemler sonucu tüm çiftliği Karanlık Aether’a çekilmeye zorlayan lanetli bir sona imza atmışlardır.

Astra Malorum, sadece zengin keşif arzusuyla değil aynı zamanda evrenin sınırlarının sorgulandığı noktada tanımlanıyor. Harita; Satürn’ün halkaları arasında süzülen kurukafa şeklinde bir asteroitin içinde yer alan Thurston Planetaryumu'nun çevresindeki araziyi kapsar. Bu konuma 1920’li yıllarda 'Tank’ Dempsey’nin kendi evreninden Karanlık Aether’a geçişle ulaşmışlar.
Exit 115, oyunun zombi haritaları arasında benzersiz bir yer tutuyor. Başlangıçta Reba's Diner olarak bilinen bu lokantanın atmosferine adım attığınızda kendinizi bir kargaşa kavurması içerisinde buluyorsunuz. Özellikle Ashes of the Damned kapsamında eklenen konumlar ve Survival modunda bağımsız oynanabilir olması, haritaya farklı bir dinamizm katıyor.
Bu alan aslında Call of Duty: Black Ops II'de yer alan Diner haritasının yeniden yorumlanmış hali olsa da, ilk sezon güncellemesiyle zombi moduna güçlü bir şekilde dahil edildi. Artık bu terk edilmiş lokantada hayatta kalmak veya yeni düşman dalgalarıyla savaşmak isteyenler için farklı stratejiler geliştirmek gerekiyor.

Zarya Kozmodromu, gerçek dünyadan Karanlık Aether’a çekilmiş bir Sovyet uzay programı kalıntısıdır. Bu tesis, başlangıçta Project Thunder adı verilen devasa roket montaj ve fırlatma operasyonlarına ev sahipliği yapıyordu.
Hikaye akışında; Yuri Zavoyski isimli karakterin arşivlerde şüpheli derecede eski bir deri günlük bulmasıyla gerilim tırmanır. Günlük açıldığında Warden'ın sesi bu yeni keşfe müdahale eder ve Yuri'yi tüm bu büyük projeyi baltalamaya ikna etmeye çalışır. Warden, projenin sadece Anton Gersh’in miras bıraktığı bir yapı olduğuna ve Yuri’nin her zaman onun gölgesinde kaldığı fikrini aşılar. Bu manipülasyonlarla sarsılan Yuri, Project Thunder'ı sabote etme planları yapmaya başlar.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.