Colombia’s Bogotá Audiovisual Market (BAM), 17. edisyonunu büyük bir ivmeyle tamamlayarak uluslararası sektörde kendisini her geçen gün daha güçlü gösterdi. Piyasa etkinliğine katılan kayıtlı katılımcı sayısı 2336'ya ulaşırken, toplamda 271 endüstri faaliyeti gerçekleştirildi. Ayrıca seçilmiş projeleri potansiyel yabancı izleyici ve uluslararası ortaklarla bir araya getiren 882 birebir iş görüşmesi yapıldı.
Sektörün önde gelen isimlerinden Carlos Eduardo Moreno, BAM'ın Kolombiya’nın küresel izleyicilere aktaracak dünya standartlarında hikayelere ve yeteneklere sahip olduğunu kanıtladığını belirtti. Bu organizasyonun sağladığı platform sayısız projeyi daha güçlü bir başlangıç yapmaya itiyor ve gelecek yıllarda beyaz perdeye çıkacak filmlerin, dizilerin ve görsel deneyimlerin adımlarını sağlamlaştırıyor.
Beş günlük genişletilmiş etkinlik kapsamında katılımcılar, panel konuşmaları, masterclass eğitimleri ve uygulamalı atölye çalışmaları gibi çok çeşitli aktivitelere doydu. Organizasyon bu yıl yalnızca Kolombiya milli takımının FIFA Dünya Kupası yarı finali için yapılan mücadele nedeniyle brief bir mola verdi; hatta bu süreçte ana arterler bile trafiğin hafiflediği görüldü.
Bram Ödülleri ve Yeni Nesil Yetenekler
Bu yıl gerçekleştirilen edisyonda, ulusal ve uluslararası ortaklar tarafından seçilmiş projeler ile yeni yeteneklere çeşitli kategorilerde toplam 70 farklı türdeki ödül sunuldu. Bu sayede hayatta kalmak için mücadele eden birçok eser desteklendi.
Geniş çaplı jürilerden özellikle öne çıkan isimler arasında Rhayuela yapımı televizyon dizisi 'Rookies' (Dedektif Ofisi) projesi alan José Luis Rugeles ve Ana María Tarazona'nın beş ayrı ödül kazanması dikkat çekti. Belgesel kategorisinde ise Hanz Rippee Gabriel ve Fernanda Pineda'nin ‘La Sombra de Yolüja’ adlı eseri ile Mónica Taboada ve Beto Rosero'nun ‘De la Villa’ filmi ödüllere ortak oldu.
Kurgu (fiction) filmleri arasında Agamenón Quintero'nun yönettiği 'De naranjas y otros demonios' isimli yapımı en çok ödül alan eser olarak belirledi. Proimágenes Colombia ve Bogotá Ticaret Odası tarafından organize edilen BAM, Latin Amerika’nın görsel içerik sektörünü harekete geçiren kilit bir güç olmaya devam ediyor.
Kolombiya Prodüksiyon Sektöründe Büyük Atılımlar
Daha önce gerçekleşen etkinlik sırasında TIS Studios'un önemli bir tanıtım yaptığı başka detay ise, uluslararası büyük yapımları ağırlaması için 18.300 metrekarelik devasa Stage 7 ismindeki yeni ses kayıt stüdyosunun açılması oldu. Bu geniş prodüksiyon alanıyla TIS Studios’un operasyonunu büyüttüğü açıklandı.
TIS Studios'un başkanı Samuel Duque, yaklaşık üç on yıllık deneyime sahip olan kulübün yüksek eğitimli ekibini ve uluslararası üretim standartlarını vurguladı. Yeni Stage 7 sayesinde Türkiye'den dünya çapındaki yapımcılar için Kolombiya’da en prestijli prodüksiyon seçeneklerinden birine daha kavuşulduğunu belirtti.
Sanal Prodüksiyon ve VFX Liderleri
TIS Studios’un yanı sıra, vizyoner değişimler de gözlemlenen stüdyolar bu sektörün büyümesini tetikliyor. Andrea Espinal yönetimindeki Folks Bogotá adlı görsel efekt (VFX) şirketi, rekabetçi ücret politikalarıyla pek çok uluslararası projeyi bünyesine kattı.
Bu stüdyonun işlediği yapımlar arasında Netflix’in kült eseri 'One Hundred Years of Solitude', Taylor Sheridan'ın yeni dizileri '1883' ve 'Lioness', Rodrigo Prieto'nun yönetmenliğini üstlendiği ‘Pedro Páramo’ filmi ve AppleTV’nin 'The Morning Show' gibi küresel platformlar yer alıyor.
Bu dönüşümün hızını artıran bir diğer kurum ise sanal prodüksiyon alanında faaliyet gösteren Loma. Aile şirketi temellerinden gelen Firma, 200 metrekarelik santraliyle Unreal Engine ve kamera takibi gibi ileri teknolojileri sunarak ‘kamera içi görsel efektler’ (in-camera VFX) üretimini gerçekleştiriyor.
Projeksiyonun Geleceği
Hem TIS Studios hem de Folks Bogotá gibi stüdyoların ortak müşteri portföyünün başında Netflix geliyor. Kolombiya, bu platformlar için her zaman cazip bir prodüksiyon merkezidir. Mariana Rondón’un 'All Her Nights Without Caracas' adlı yapımı da bu dinamik sektörün kültürel derinliğini yansıtıyor. Bu gelişmeler, bölgenin sadece yetenek kaynağı değil aynı zamanda ileri teknoloji ve altyapı açısından da küresel ölçekte rekabet edebilecek bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor.
Bu yükseliş eğilimi, Latin Amerika'nın hikaye anlatım kapasitesinin ne denli büyük olduğuna tanıklık etmemizi sağlıyor.