
Bilim
Bolloré'nin Vivendi Üzerindeki Kontrolü Sona Erdi
Paris Temyiz Mahkemesi, Vincent Bolloré ve grubunun Vivendi üzerinde kontrol sahibi olmadığına karar verdi.
Hexcore
2 dk
8 Temmuz 2026

Fransız medya devi Vincent Bolloré ile ana şirketi Bolloré Grubu'nun, dev eğlence ve medya holdinglerinden Vivendi üzerinde herhangi bir kontrol sahibi olmadığına karar verildi. Paris Temyiz Mahkemesi geçen Çarşamba günü verdiği bu önemli kararla endüstrideki iddiaları kesin olarak çürüttü.
Bu hükümün hukuki önemi oldukça büyük değerlendiriliyor. Zira mahkemenin aksine bir karar vermesi durumunda, Bolloré Grubu'na Vivendi'yi zorunlu alım (buyout) ile devralma yükümlülüğü getirebilirdi. Bu tür bir zorunlu alımın bedelinin 10 milyar dolardan fazla olabileceği tahmin ediliyordu ve bu durum grubun mali yapısı için çok ciddi sonuçlar doğuracaktı.
Vivendi, mahkeme kararını resmi açıklamalarla onaylayarak endişeleri giderek güvence altına aldı. Bu süreçte Burbürcülme (spin-off) yapılan Canal Plus, Havas ve Louis Hachette gibi ana iştiraklerin ardından Bolloré Grubu'nun Vivendi içindeki payının yüzde 29,3 seviyesinde kaldığı resmi olarak belirtildi.
Hukuki açıdan Fransız yasalarına göre bir şirketteki hissedarlık oranı yüzde otuzun üzerine çıktığında, o hissedarın zorunlu alım teklifi sunması gerekmektedir. Ancak Vivendi'nin kurumsal yapısı nedeniyle Bolloré Grubu bu eşiğin hemen altında kalmıştı.
Şirketin azınlık hissedarı CIAM tarafından başlatılan süreçte temel argüman şuydu: İddialara göre, yasal olarak yetki sınırının altındaki payına sahip olsa bile, Bolloré Grubu fiilen Vivendi üzerinde tam bir hakimiyet kurmuş ve yönetiyordu. Bu iddia, meclis toplantılarında veya diğer yönetim süreçlerinde kendi iradesini zorla uygulayabildiği görüşüne dayanıyordu.
Wakatişinden sadece kısa bir süre önce Nisan 2025'te verilen önceki bir Temyiz Mahkemesi kararı, Vivendi'nin de facto olarak Vincent Bolloré tarafından kontrol edildiğini ve zorunlu alıma zemin hazırladığını belirtmişti. Ancak bu karar daha sonra Hukuk Kurulunun (Court of Cassation) Kasım 2025 tarihinde verdiği kararla bozulmuş ve davanın tekrar Temyiz Mahkemesi önüne getirilmesine hükmetmişti.
Yeni mahkeme kararı ise, Başsavcı Carla Deveille-Fontinha'nin sunduğu argümanları reddetti. Savcılık bir önceki değerlendirmesinde Bolloré Grubu'nun mevcut hissedarlık oranı ve Genel Kurul (AGM) toplantılarında herhangi bir muhalefetle karşılaşmamış olmasından hareketle kontrol sahibi olduğu iddiasını desteklemeye çalışıyordu.
Hukukçu yetkililer, bu kararın özellikle Bolloré Grubu'nun Vivendi'ye sahip olduğu yüzde 18,4'lük payı bulunulan evrensel müzik şirketi Universal Music Group (UMG) üzerinde de yankılar uyandırabileceğini belirtiyor. Daha önceki spekülasyonlarda gruba zorunlu alım yükümlülüğü getirilmesi durumunda UMG payından bir kısmını satmak zorunda kalabileceği konuşulmuştu.
Bolloré Grubu'nun CEO ve Başkanı Cyrille Bolloré, Mayıs ayında Paris'teki genel kurulda bu tür iddialarla ilgili önceki söylentileri sertçe yalanlamıştı. 64 milyar dolarlık Bill Ackman'ın Pershing Square tarafından yapılan dev bir alım teklifini reddetme sürecinde yönetimi desteklediğini belirten Bolloré, grubun stratejisine olan net bağlılığını vurgulamıştı.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.