Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. Bolat, Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte artan jeopolitik risklere rağmen büyüme performansını sürdürdüğünü vurgulayarak, bu dönemde net ihracatın büyümeye pozitif katkı sağladığını belirtti.
Yüzde 2,3'lük büyümenin 0,6 puanının net mal ve hizmet ihracatından geldiğini aktaran Bolat, üretim tarafında sanayi, hizmetler ve tarım sektörlerinin, harcama tarafında ise özel tüketim, net ihracat ve yatırımların milli gelir artışına olumlu katkı sunduğunu ifade etti.
- İkinci çeyrekte büyüme yüzde 2,3 olarak gerçekleşti.
- Net ihracat büyümeye 0,6 puan katkı verdi.
- Hizmetler sektörü büyümeye en fazla katkı sağlayan sektör oldu.
Büyümenin motoru ne oldu?
Bolat, ikinci çeyrek büyümesine özel tüketimin 2,3 puanla en yüksek katkıyı sağladığını, yatırım harcamalarının ise 0,2 puanla destek verdiğini söyledi. Böylece yatırımların büyümeyi desteklemeyi 7 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğünü belirten Bolat, kamu kesimi harcamalarının büyümeye etkisinin ise eksi 0,2 puan olduğunu kaydetti.
Katma değer artışının ikinci çeyrekte hizmetler sektörü toplamında yüzde 2,1 olarak gerçekleştiğini aktaran Bolat, "Bu doğrultuda hizmetler, büyümeye en fazla katkı veren sektör olmuştur. Sanayi sektöründe üretim, yüzde 2,4 artarak büyümeye 0,5 puan pozitif katkı vermiştir. Elverişli hava şartlarının desteğiyle tarım üretimi yüzde 13,3 artarak büyümeye 0,5 puan katkı sağlamıştır. İnşaat sektöründe katma değer yüzde 1,9 azalmıştır." ifadelerini kullandı.
Dış dengedeki iyileşme ne anlama geliyor?
Bolat, küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve belirsizliğe rağmen bu yılın ikinci çeyreğinde dış ticaret açığının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,8, cari işlemler açığının ise yüzde 7,7 gerilediğini açıkladı. İkinci çeyrekte yıllıklandırılmış cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleştiğini ve tarihsel ortalamanın altında, dengeli seyrini koruduğunu bildirdi.
İşsizlik verileri ne durumda?
Bolat, işsizlik oranının bu yılın temmuz ayında yüzde 8,1 olarak gerçekleştiğini ve son 39 aydır yüzde 10'un altında kaldığını vurguladı. Bu veri, işgücü piyasasındaki toparlanmanın sürdüğüne işaret ediyor.
Yapısal reformların rolü ne olacak?
Türkiye ekonomisinin büyüme kapasitesini, üretimde verimlilik odaklı dönüşüm ve rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal reformlarla daha da yukarı taşıyacaklarının altını çizen Bolat, şunları kaydetti:
"İkinci çeyrek büyüme performansı, küresel ölçekte zorlu şartların ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde ekonomimizin dayanıklılığını göstermiştir. Bakanlık olarak yürüttüğümüz faaliyetlerin de katkısıyla cari işlemler açığındaki iyileşme eğiliminin önümüzdeki dönemde de devam etmesini bekliyoruz."
Sektörel katkılar nasıl şekillendi?
Bolat, büyümenin sürdürülebilirliği için yapısal reformların önemine dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde de benzer politikaların kararlılıkla uygulanacağını ifade etti.