BAFTA, Şubat ayında düzenlenen Film Ödülleri'nde yaşanan ve geniş yankı uyandıran N-word skandalının ardından, Tourette sendromuyla yaşayan yapımcı John Davidson için İskoçya Ödülleri'nde özel bir düzenleme yaptığını duyurdu. 15 Kasım'da Glasgow'da gerçekleştirilecek törende, Davidson ve yakınları, etkinliği ana salondan ayrı bir odada video bağlantısı üzerinden takip edecek.
- Davidson, Tourette sendromuna bağlı koprolali nedeniyle istemsiz ses tiklere sahip.
- BAFTA, hem Davidson'ın katılımını sağlamak hem de diğer konukları korumak için özel bir alan oluşturdu.
- I Swear filmi, En İyi Film dahil yedi dalda ödüle aday gösterildi.
Şubat'ta ne yaşanmıştı?
Şubat ayındaki Film Ödülleri sırasında, Davidson seyirciler arasında otururken, sahnede Michael B. Jordan ve Delroy Lindo'nun bulunduğu esnada istemsizce N-word ifadesini haykırdı. Bu an, BBC tarafından yanlışlıkla canlı yayında verildi ve olaya dahil olan herkes için büyük bir rahatsızlık yarattı. Davidson, tören sırasında yaşadığı istemsiz müdahalelerin ardından Royal Festival Hall'daki seyirci koltuğundan kendi isteğiyle ayrılmıştı.
BAFTA yönetiminden açıklama
BAFTA CEO'su Jane Millichip ve başkan Sara Putt, üyelere hitaben yazdıkları mektupta, "John'un bize önerdiği şekilde katılmasını sağlamak için düzenlemeler yaptık. Bu, töreni mekân içinde ayrı bir rahat alanda ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte video bağlantısı üzerinden izlemek anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
Mektupta ayrıca şu noktalara değinildi: "John, Tourette Sendromu yaşıyor ve koprolali deneyimliyor. Bu, sosyal olarak uygunsuz kelime veya ifadelerin istemsizce dile getirilmesini içeren bir tür vokal tik. Bu seslendirmeler, tüm tikler gibi nörolojik kökenlidir, kişinin kontrolü dışında gerçekleşir ve kişinin görüşlerini, inançlarını, karakterini veya niyetlerini yansıtmaz."
Neden bu düzenleme gerekli görüldü?
BAFTA yönetimi, ırk, din, cinsellik veya diğer korunan özelliklerle ilgili istemsiz vokal tiklerin başkalarında rahatsızlık ve zarara yol açabileceğini kabul ediyor. Bu nedenle, hem Davidson'ın katılım hakkını gözetmek hem de diğer konukların onurunu ve güvenliğini korumak adına bu önlemin alındığı belirtiliyor. Açıklamada, "Bu değişiklikler, ödül planlamamıza yerleştirdiğimiz daha geniş bir ilkeyi yansıtıyor: insanları ihtiyaçları konusunda dinlemek, dikkatlice hazırlanmak ve herkesin onur ve saygıyla muamele gördüğü bir ortam yaratmak" denildi.
I Swear filmi ve adaylıklar
Davidson'ın hayatını konu alan biyografik film I Swear, Robert Aramayo'nun başrolünde yer alıyor. Aramayo, Şubat ayındaki Film Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmıştı. Film, İskoçya Ödülleri'nde En İyi Film dahil olmak üzere toplam yedi dalda aday gösterildi. Bu durum, yapımın hem eleştirmenler hem de BAFTA üyeleri nezdinde ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.
BAFTA'nın daha geniş kapsamlı incelemesi
BAFTA, Şubat ayındaki olayın ardından bağımsız bir inceleme başlatmıştı. Bu inceleme, ödül törenlerinde erişilebilirlik, katılım ve konuk güvenliği konularında daha kapsamlı bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor. Cymru Ödülleri'nin Pazar günü yapılacağı ve İskoçya Ödülleri'nin Kasım ayında gerçekleşeceği göz önüne alındığında, BAFTA'nın bu süreçte öğrendiklerini hızla uygulamaya koyduğu görülüyor.
Türkiye'de durum ne?
BAFTA İskoçya Ödülleri, Türkiye'de doğrudan yayınlanmıyor. Ancak I Swear filminin Türkiye'de sinemalarda gösterime girip girmeyeceği veya bir dijital platformda yayınlanıp yayınlanmayacağı henüz belirsiz. Film, uluslararası alanda ses getirmeye devam ederse, Türkiye'deki izleyicilerle buluşma ihtimali artabilir. Şimdilik Türkiye'deki sinemaseverler için resmi bir vizyon tarihi bulunmuyor.
Sonuç olarak
BAFTA'nın bu adımı, sanat dünyasında erişilebilirlik ve kapsayıcılık konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor. Tourette sendromu gibi nörolojik durumların yarattığı istemsiz davranışlar ile diğer insanların hakları arasındaki dengeyi gözetmek, organizasyonlar için hassas bir sorumluluk. John Davidson'ın İskoçya Ödülleri'ne katılacak olması, hem onun hem de diğer konukların kendini güvende ve saygıdeğer hissetmesi adına atılmış somut bir adım olarak değerlendiriliyor.




