
NASA, 1992'den bu yana Güneş Sistemimizin dışında 6.000'den fazla gezegenin varlığını doğruladı. Ayrıca 7.000'den fazla şüpheli gezegen hâlâ doğrulanmayı bekliyor. Ötegezegen olarak adlandırılan bu uzak gezegenler, Samanyolu Gökadası'nda bulunduğu tahmin edilen 100 milyarı aşkın yıldızın yaklaşık 4.700'ünün yörüngesinde dönüyor. Güncel tahminler, gökadamızdaki her yıldıza karşılık yaklaşık bir ötegezegen düştüğünü öngörüyor.
Sadece birkaç on yıl içinde bilim dünyası olarak, ötegezegenlerin var olup olmadığını merak etmekten binlercesini karakterize etmeye yönelik devasa bir çaba gösterme aşamasına geçtik. Gökadaiçi keşif sürecimiz, aynı zamanda yaşamı veya en azından bildiğimiz anlamıyla yaşamı sürdürebilecek koşullara sahip bir gezegeni arama çabamızdır. Stanford Doerr Sürdürülebilirlik Okulundaki Gezegen Modelleme Grubu'nda doktora sonrası araştırmacı olan Dr. Michelle Hill, bu durumu şöyle açıkladı: "Dışarıda yaşam izleri olup olmadığını öğrenmemizin tek yolu, bu gezegenlerin atmosferini gözlemlemektir."
Araştırmacılar, bir gezegenin atmosfer yaratma ve koruma yeteneğini kendi boyutu bağlamında etkileyen faktörleri keşfetmek için Dünya'dan Küçük Yaşanabilirlik Modeli adını verdikleri bir araç geliştirdiler. The Planetary Science Journal adlı dergide yayımlanan bu araştırma, potansiyel olarak yaşanabilir gezegenlere yönelik o devasa ve pahalı arayışın, minimum boyut gereksinimlerini karşılayanlara doğru daraltılmasına yardımcı oluyor.
Boyut ve Yüzey Koşullarına Göre Eleme
Bir gezegenin atmosferi, yüzeyini uzayın zorlu koşullarından koruyan bir gaz kalkanıdır. Yüzey kütleçekimi oluşturmaya yetecek kadar kütleye sahip olmak, bu atmosferi yerinde tutmak için kritik bir öneme sahiptir. Ancak bir gezegenin atmosferini korumasını etkileyen tek özellik kütle değildir. Yıldız radyasyonu ve parçacıklar sürekli olarak bir gezegenin atmosferini söküp atmaya çalışır. Yüzeydeki volkanik aktivite ile karbon ve diğer elementlerin konsantrasyonları da bir gezegenin atmosfer yaratma ve onu yenileme yeteneğinde rol oynar.
Ekip, STEHM'i oluşturmak için Python tabanlı bir kod olan ExoPlex'i kullandı. Bu kod, bir gezegenin kütlesini ve iç özelliklerini hesaplamak için gezegenin yarıçapını ve iç basınçlarını kullanır. Araştırmacılar, yarıçapı Dünya'nın yarısı (0,5 R⊕) kadar olanlardan Dünya ile aynı boyutta (1,0 R⊕) olanlara kadar değişen altı farklı gezegen profili oluşturdular. Bu profiller; mantonun yoğunluğu ve kalınlığının yanı sıra gezegenin genel yoğunluğu gibi özellikleri de içeriyordu. Tüm gezegen profilleri, Dünya'nın sürekli hareket eden kabuğunun aksine sert yüzeylere sahip olan ve durgun kapak olarak bilinen kayalık gezegenlerdeki karbondioksit atmosferlerine dayanıyordu.
Modelin sonuçları oldukça çarpıcıdır. Dünya yarıçapının en az %80'i uzunluğunda bir yarıçapa sahip olan gezegenler, Güneşimize benzer bir yıldıza rahat bir mesafedeyseler atmosferlerini 10 milyar yıl veya daha uzun süre koruyabiliyorlar. Daha küçük gezegenler atmosferlerini genelde 1 milyar yıl içinde kaybetme eğilimindedir. Ancak Dünya yarıçapının p'ine sahip olan gezegenler, diğer faktörlerin lehlerine çalışması durumunda atmosferlerini koruma şansına sahip olabilirler.
Atmosferin Korunmasında Temel Etkenler
Yeni model, bir atmosferi korumak için en önemli özelliklerden birinin gezegenin başlangıçtaki karbon içeriği olduğunu ortaya koydu. Gezegenler bir yıldızın etrafında dönen gaz ve toz parçacıklarının çarpışmasından oluştuğu için, her gezegenin bileşimi büyük ölçüde o sistemin tesadüfi element yapısına bağlıdır. Gezegeni saran bir sera gazı olan karbondioksitin yüksek seviyelerde olması, yaşamı sürdüren ısının içeride tutulmasına yardımcı olur. Bir gezegenin yüzeyindeki volkanik aktivite de bu gazı serbest bırakır.
Gezegenin mantosunda toryum, uranyum ve potasyum gibi radyojenik maddelerin konsantrasyonları da önemli bir rol oynar. Bunlar ısı üreten elementler olarak bilinir, çünkü bozundukça ısı yayarlar. Bu durum ısıtma ve yenilenme döngüsünü uzatır. Bu elementler tükendikçe manto soğumaya başlar. Manto soğuması volkanik aktiviteyi söndürür. Bu da karbon üretimini durdurur ve nihayetinde atmosferik kayba yol açar. Daha küçük bir çekirdeğe ve daha kalın bir mantoya sahip gezegenler, potansiyel olarak daha yüksek konsantrasyonlarda karbon ve ısı üreten element tutabilirler. Bu da atmosferlerini daha uzun süre yenilemelerine olanak tanır.
Model ayrıca erken dönemde çok fazla ısının bir atmosferin ömrünü azaltabileceğini de gösterdi. Araştırmacılar sıcak başlangıç yapan gezegenleri, oluşumları sırasında daha yüksek iç sıcaklıklara sahip olan ve mantoyu ile ısı düzenleyici özelliklerini erkenden eriten gezegenler olarak tanımlıyorlar. Bu durum, gezegenin atmosferini yıldız radyasyonunun en yoğun olduğu seviyelerde daha savunmasız hale getirebilir. Yıldız radyasyonu başlangıçta yüksektir, ancak yıldız yaşlandıkça zamanla azalır.
Bir gezegenin yıldız radyasyonundan etkilenme riski, yıldızın yaşanabilir bölge içindeki konumuna bağlıdır. Bu bölge, yanıp kül olmaktan kaçınacak kadar uzak, ancak sistemin dondurucu dış uçlarına girmeyecek kadar yakın bir noktadır. Radyasyondan kaynaklanan aşırı ısı, ağır karbondioksit moleküllerini daha hafif ve daha kolay süpürülüp atılabilen ayrı oksijen ve karbon moleküllerine bölebilir. Bazen bu kaçan moleküller, çıkış yollarında diğerlerini de yanlarında sürükleyecek kadar momentuma sahip olurlar. Bu durum atmosfer kaybını daha da artırır.
Tüm bu dinamikleri hesaba katan ekip, bilim insanlarının potansiyel olarak yaşanabilir gezegenler üzerinde daha hedefli araştırmalar yapmasına yardımcı olabilecek boyuta dayalı basit bir arama filtresini iyileştirdiler. Dr. Hill bu süreci şu sözlerle ifade etti:
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
Kreosus
Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
Patreon
Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTube
YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer Platformlar
Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!
Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Destek Ol
Belki diğer gezegenlerde yerin altında yaşam vardır ama bunu asla göremeyeceğiz çünkü o ötegezegenlere bir şeyler gönderemiyoruz. Sahip olduğumuz en iyi şans, atmosferleri uzaktan analiz ederek yaşam belirtileri aramaktır.
Geçmiş, Günümüz ve Gelecek Atmosferleri
Araştırma ekibi, modelin bir gezegenin atmosferik kaderini tahmin etme yeteneğini doğrulamak için, atmosfer spektrumunun zıt uçlarında yer alan Dünya'nın en yakın komşuları Venüs ve Mars'ın ölçümlerini sisteme girdiler. Model, Venüs'ün kalın ve kalıcı bir atmosfere sahip olduğunu, Mars'ın ise zamanla dağılan son derece ince bir atmosfere sahip olduğunu doğru bir şekilde tahmin etti.
Aslında Mars'taki o zayıf atmosferin bilgisi bu modelin asıl ilham kaynağıydı. Mars'ı insanların yaşayabileceği şekilde dünyalaştırma etrafındaki tüm kamusal heyecanla birlikte ekip, Mars'ın geçmişte veya günümüzde bir atmosferi koruma şansının hiç olup olmadığını araştırmaya karar verdiler. Modelin verileri, en uygun başlangıç koşullarında bile Mars'ın küçük boyutunun ve levha tektoniği eksikliğinin ihtimallerin her zaman onun aleyhine olduğunu gösteriyor.
Gezegen oluşumunun ve atmosferin korunmasının milyarlarca yılı kapsayan zaman çizelgeleri, Dünya dışı yaşam arayışında gizemli bir engel olmaya devam ediyor. Bu durum yaşamın nerede ortaya çıkabileceğinin yanı sıra ne zaman ortaya çıkabileceği sorusunu da gündeme getiriyor. Konuyu değerlendiren Dr. Hill şunları söyledi:
Belki de henüz hiçbir yaşam bulamamamızın cevabı, yıldızların yaşamları ve ölümleri yoluyla yaratılan şeylerin o büyük şemasında henüz çok erken aşamalarda olmamızdır. Belki de ilklerden biriyizdir.
Ekip, araştırmalarının bir sonraki aşaması için şimdiden heyecanlı. Bir sonraki adımda, Dünya'ya benzer tektonik aktiviteye sahip hareketli kapak özelliğindeki kayalık gezegenlerin profilleri oluşturulacak ve bunlar mevcut modeldeki durgun kapaklı gezegenlerle karşılaştırılacak. Ötegezegenler üzerine yapılan bu tür araştırmalar, şimdiye kadar tanımlanan binlerce diğer gezegenle karşılaştırıldığında Dünya'nın gerçekten ne kadar eşsiz olduğunun sürekli olarak yeniden keşfedilmesini sağlıyor.
Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
%10 Daha Fazla UP Kazanımı
Özel İçeriklere Erişim
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Özel Profil Görünümü
+1 İçerik Boostlama Hakkı
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık

