İklim değişikliğiyle mücadele, elektrikli araçların popülerleşmesinin en büyük itici gücü olsa da bu geçişin tek nedeni değil. Toplu taşıma ve bireysel araçlardaki içten yanmalı motorları yoldan tamamen kaldırmak doğrudan insan sağlığını iyileştiriyor; atmosferdeki zararlı kirleticileri azaltarak astım ve çeşitli akciğer hastalıklarını tetikleyen sorunların kaynağını kesiyor.
Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi (International Council on Clean Transportation - ICCT) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, bu sağlık üzerindeki olumlu etkileri nicelleştirmeye çalışıyor. Araştırmaya göre, günümüzde yol taşımacılığından kaynaklanan hava kirliliğinin sorumluluğunda olan erken ölümlerin sayısı 41 binden fazlaydı.
İnsan sağlığı ile trafik bir arada olduğu her yerde ilişkilendiriliyor. Ana yolların ve yoğun kavşakların çevresinde azottan oksitler (NOx), karbon monoksit (CO), partiküller (PM) ve uçucu organik bileşikler (VOC'lar) gibi yanma ürünleri bulunur. Bu kirleticiler, sağlığımız üzerinde etkili olacak kadar yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve bilimsel çalışmalar yakın çevrede büyük yollara sahip olmanın artan ölüm oranlarıyla bağlantılı olduğunu defalarca kanıtlamıştır.
Bu önemli çalışmada ICCT; açık yol güvenliği örgütü FIA Vakfı ile iş birliği yaparak 2050 yılına kadar yol taşımacılığı emisyonlarını tahmin eden kapsamlı bir model oluşturdu. Bu model, hafif binek ve ticari araçlardan (araçlar ve kamyonlar), ağır vasıtlardan (nakliyeciler, otobüsler, römorklar vb.) ve iki veya üç tekerlekli araçları kapsayan çok yönlü bir değerlendirme yaptı.
Rapor; azot oksitler, siyah karbon, organik karbon, kükürt oksitler, amonyak, CO ve uçucu organik bileşiklerin seviyelerini öngördü. Daha sonra model, bu koşulların astım, obstrüktif akciğer hastalığı (COPD), diyabet, iskemik kalp hastalığı, akciğer kanseri ve felç gibi sağlık sorunlarına etkilerini hesapladı; tüm bunlar PM2.5 maruziyeti ve ozonla ilişkilendirilmiştir.
Yeni senaryolarda ise ülkelerin enerji dönüşümü konusundaki adımları değerlendirildi. Araştırmada farklı gelecek senaryoları baz alındığında, Amerika Birleşik Devletleri'nin 2040 yılına kadar araç filosunun tamamen elektrikliye geçmesi durumunda on binden fazla can kurtarımı sağlandığı öngörülüyor.
Bu senaryolarda temel referans noktası, temiz enerjiye açıkça karşı duran bir hükümetin olduğu ve mevcut durumu temsil eden Ağustos 2025 yılıdır. Ancak ikinci çok daha iddialı olan modelde bu engeller aşılıyor: Bu senaryoda araçların tamamının sıfır emisyon üretmesi öngörülüyor. Çok daha yeşil bir gelecek için bazı bölgelerin hafif araçlarda 2035’e, ağır vasıtlarda ise 2040 yılına kadar tamamen elektrikli modellere geçmesi bekleniyor.