
Mobil
Apple Davasında Beklenmedik Gelişmeler: Prosser'dan Gelen Haber Gecikti
Apple'ın Jon Prosser hakkındaki adli süreçte karşılaştığı gecikmeler ve ticari sır koruma talepleri, federal mahkemede gündemde.
Hexcore
3 dk
8 Ağustos 2026

Teknoloji dünyasının en büyük devlerinden biri olan Apple, uzun süredir devam eden hukuki süreçlerde zamanlamanın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı. Şirket, Northern District of California federal mahkemesine yaptığı kapsamlı durum raporunda Jon Prosser ile arasındaki adli süreçteki ilerlemelerin beklenenden çok daha yavaş seyrettiğini duyurdu. Apple’ın resmen paylaştığı bilgilere göre, şirketin hukuk ekibinden bu davada aktif olarak haber alamadığı kişi olan Jon Prosser'dan yaklaşık bir aydır güncelleme gelmiyor.

Davanın özü, sadece standart uygulamaların dışına çıkan ve potansiyel olarak devrim niteliğinde kabul edilen Apple’a ait ticari sırların kötüye kullanılması iddiaları üzerine kurulu. Şirket tarafından 2025 yılında başlatılan bu süreçte, çıkmamış olan iOS 26 yazılımı ve tamamen yeniden tasarlanmış Liquid Glass gibi sektör için dönüştürücü olabilecek bilgiler davanın odağında yer alıyor.
Vaka, sınırlı keşifler yöntemiyle yavaş ilerleyen bir adli süreçten oluşuyor. Apple’a göre tüm bu karmaşık davada iki ana figür var: Jon Prosser ve Michael Ramacciotti. Daha önce kapsamlı belgeler sunan ve iletişim kurmuş olan Jonathan Prosser'ın, daha önce 16 Haziran 2026 tarihinde mahkemeye bir ifade vermesi süreci bir adım ileriye taşımıştı.
Mevcut durum itibarıyla Apple'ın en son hukuk ekibi tarafından Jon Prosser’ın avukatından 6 Temmuz 2026 tarihinde haber alındığı belirtildi. Ancak dava dosyasına bakıldığında, Prosser tarafından sunulan materyallerde bazı eksiklikler olduğu gözlemleniyor.
Gecikmelerin bir gerekçesi de Jon Prosser'ın bizzat dile getirdiği kişisel sebepler olarak açıklandı. Kendisinin ikinci çocuğunun doğması ve yeni gelen bebeğin bakımını üstlenmesinin bu sürecin yavaşlamasının ana nedenlerinden biri olduğu belirtiliyor. Bu durum, hukuki süreçlerin tahmin edilemez insani faktörlere bağlı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Apple'ın en dikkat çekici adımı ise başlangıçta yaşanan aksaklıklara karşı yaptığı mücadelede ortaya çıktı. Prosser’ın ilk başta talep edilen yanıtlarda süreleri kaçırması, mahkemenin 2025 yılının sonlarında kendisine karşı bir 'default' kararı vermesine neden olmuştu. Bu karar, Apple’ın sunduğu önemli iddialara itiraz etmesini imkansız hale getirmişti.
Peki bu süreçte Apple ne yaptı? Şirket ekibi, Prosser’ın aldığı varsayılan bu hükmün iptali için harekete geçti ve Haziran 2026'da gerekli başvuruyu başarıyla tamamlayarak kararın geçersiz kılınmasını sağladı. Bu hukuki başarı, davanın yeniden rayına oturtulmasında kritik bir rol oynadı.
Dava kapsamında Jon Prosser’ın, Michael Ramacciotti ile işbirliği yaparak gizli geliştirme aşamasındaki iPhone cihazlarına eriştiği iddiaları mevcut. Ramacciotti daha soruşturmanın başlangıcında bu olayla ilgili gerekli işbirliğini sağlamış bulunuyor. Apple'a göre dava konusu olay, şirketin henüz kamuoyuna sunulmamış ve çok hassas olan iOS 26 yazılımının özelliklerine dair bilgilere erişim içeriyor.
Pürüzsüz ilerleyen adli süreçte Jon Prosser de kendisiyle ilgili önemli bir itiraf gibi görülebilecek bir bilgi verdi. Prosser, Michael Ramacciotti'nin geliştirme cihazında bulunan henüz çıkmamış iOS özelliklerini kendisine gösterdiği özel bir FaceTime görüşmesine katıldığını kabul etti.
Hatta Protonun bu detaylarla Apple mühendisi Ethan Lipnik ile iletişime geçtiğini iddia etse de, Prosser bu bilgilerin ticari sır teşkil ettiğini ya da ilgili cihazın gerçekten bir Apple mühendisine ait olduğunu öne sürdüğü iddiaları kesinlikle reddetti.
Apple ise dava sonucunun kendilerine lehte sonuçlanması adına son derece net adımlar atıyor. Şirket, Jon Prosser’dan gizli bilgileri bir daha asla ifşa etmesine engel olacak kalıcı ve güçlü bir yasaklama (injunction) talep ediyor; ayrıca bu ihlalden dolayı tazminat ödenmesini da istiyor.
Mevcut yol haritasına göre Michael Ramacciotti'nin ikinci ifadesinin Eylül ayında alınması planlanıyor. Ayrıca, dava sürecindeki üç tarafın da mahkemeye yeni bir durum güncellemesi sunmasının 7 Ekim tarihinde gerçekleştirilmesi bekleniyor ve tüm bu gelişmeler şirketin hukuki stratejisinin ne kadar titizlikle işlediğini gösteriyor.




Topluluk yargısını şekillendirmek için fikrini tek bir sinyalle belirt.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.