Seattle'da ticaretin devlerinden biri olan Amazon, çevresel iddialarıyla eleştiriliyor. Perde arkasında yeşil yıkama olarak bilinen pazarlama taktikleri kullanıldığı gerekçesiyle platformunda satılan deniz ürünleriyle ilgili çok önemli bir toplu dava başlatıldı.
Tüketicilerin temsil edildiği mahkemede dile getirilen şikayetler, Amazon'un 'yunus dostu', 'sorumlu kaynaklı' veya 'sürdürülebilir' gibi kavramları ön plana çıkaran etiketlerini yoğun şekilde kullanmasına odaklanıyor. Tüketiciler, bu ifadelerin Amazon tarafından sunulduğuna inanmalarına rağmen gerçekte kanıtlanmamış ve hatta bazılarının yanlış bilgiler içerdiğini belirtiyor.
Çevresel İddiaların Şüpheli Doğruluğu
Tüketici grupları savunuyor ki, denizde satılan deniz ürünleri tedarik süreçlerinde şeffaflık büyük eksiklik gösteriyor. Birçok balıkçı gemisinin kamuya açık bir takibinin olmadığı ve bazı operasyonların elektronik takip cihazları yani transponder'lar kullanılarak gizlendiği iddia ediliyor. Bu durum, ürünlerin gerçekten iddia edildiği gibi okyanus ekosistemine minimum zarar verip vermediğine dair ciddi şüpheler doğuruyor.
İddialara göre ithal edilen vahşi yakalanmış deniz ürünlerinin en az beşte biri için kaynak yönetiminin sorumlu veya sürdürülebilir olduğu kanıtlanamıyor. Tüketiciler, Amazon'un platformunun geniş bir yelpazedeki tedarikçiyi barındırması nedeniyle bu yeşil iddiaları dikkatli incelemeye gerek duyduğunu vurguluyor.
Yeşil Yıkama Uygulamalarının Eleştirisi
Tüketici avukatları sunumlarında, Amazon'un kapsamlı sürdürülebilirlik mesajlarını bir pazarlama aracı olarak kullandığı ve bu mesajlar için yeterli şeffaflığı sağlamadığı belirtiliyor. Şikayet özeti şu şekilde: "Amazon, tüketici aldatmasını engellemek adına gerekli açıklamaları yapmadan geniş çaplı yeşil yıkama içeren deniz ürünlerini satmaya devam ediyor."
Bu toplu dava, dev perakende zincirinin çevresel sorumluluk konusunda ne denli şeffaf olduğu sorusunu kamuoyunun önüne taşıyor. Amazon'un bu iddialara nasıl yanıt vereceği ve operasyonel süreçlerini hangi standartlara göre düzenleyeceği merak konusu.

Haklı olmasalar da, Amazon’a yönelik savunma taleplerine henüz resmi bir yanıt gelmedi. Şirket, platformunda satılan ürünler özelinde hem kendi kontrolündeki malları hem de harici satıcılar aracılığıyla gelen geniş tedarik ağını sıkça hukuki mücadelelerle karşılaşıyor.
Hanselerden biri olarak konumunu koruyan Seattle merkezli bu dev bakkal zinciri, CEO Andy Jassy'nin belirttiği gibi 2025 yılı itibarıyla ABD'deki toplam brüt satış rakamında ondan sonra en büyük ikinci sıradaki perakende organizasyonu seviyesine ulaştı. Bu büyüklükte bir ticari güce sahip olmanın beraberinde çevresel sorumluluk yükünü daha da artırması bekleniyor.
yeni çıkan bu dava, sektördeki diğer dev oyuncuları da yeşil iddialarını sorgulama yoluna itebilir. Amazon'un deniz ürünleri tedarik zincirindeki faaliyetlerinin gerçek sürdürülebilirlik seviyesine inip inmediği önümüzdeki süreçte mahkemelerde netleşecek.