Los Angeles. Hollywood'un en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Küre Ödülleri, ardında büyük bir hukuki karma ve tartışmalar bıraktı.
Hollywood Foreign Press Association (HFPA) adlı kuruluş, Penske Medya Grubu'na karşı açtığı davada şirketin altın küreleri hileli yollarla satın alarak ödül pazarının kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını iddia etti. Los Angeles Bölge Mahkemesi'ne sunulan bu 113 sayfalık dava, monopol oluşturma, ticaret üzerindeki hukuka aykırı baskı, adil olmayan ticari uygulamalar ve dolandırıcılıkla yanıltma gibi ağır suçlamaları içeriyor.
Halen davada Penske Medya CEO’su Jay Penske ile Altın Küre Vakfı ve Genel Müdürü Gregory Goeckner de sanıklar arasında yer alıyor. Bu uzun dava süreci, yıllardır HFPA etrafında dönen söylentilere dayanıyor.
2021 Krizi ve Boikot Tartışmaları
yıllar önce Los Angeles Times gazetesinin yayınladığı bir soruşturma, HFPA'nın çeşitlilik eksikliği gibi ciddi sorunlarını kamuoyuna taşımasıyla başlayan krizin temelleri atıldı. Bu skandalların yarattığı büyük tepki ve tartışmalar üzerine organizasyonun tanıtımcıları tören boykotu açıklamıştı. Bu durum bir yıl sonra NBC’nin ödül yayınını iptal etmesine yol açmıştı.
Kontrolün Devri: PMC'den Eldridge Grubu'na Geçiş
yeni dönemin başlangıcı, 2023 yılında yaşandı. Altın Küre Ödülleri, Penske Medya Grupları’na sahip Dick Clark Productions (DCP) ve Todd Boehly liderli Eldridge Grubu tarafından satın alındı. Bu dev alımın ardından HFPA isimli eski kuruluş tasfiye edildi ve yerine yeni bir sivil toplum kuruluşu olan Altın Küre Vakfı kuruldu.
Hukuki süreçte, davayı açan şahıs kısmında yer alan 501(c)(6) statüsündeki HFPA, son dönemde bazı yabancı gazetecilerin bu eski derneği yeniden kurmaya çalıştığını iddia etti. Dava, Boehly’nin çeşitli olayları bir bahaneye indirgeyerek (pretext), kendi menfaatlerini kullanarak Altın Küreleri ele geçirdiğini savunuyor.
Hfpa yönetiminin önceki Başkanı Helen Hoehne ve o zamanki genel hukuk danışmanı Goeckner'in bu transferi desteklediği, ancak aslında işleyişin Penske Medya adına yapıldığı öne sürülüyor. Davacı taraf, HFPA üyelerinin adeta hileli süreçler, çıkar çatışmaları ve görevlerini ihlal eden bir durum karşısında zorla anlaşmaya mecbur bırakıldığını iddia ediyor.
Monopol İddiaları ve Medya Kampanyaları
dava dilekçesi, Penske’nin sadece Altın Küreleri değil, aynı zamanda Hollywood ticaret yayınları gibi üç farklı piyasada da tekelleşme elde ettiğini öne sürüyor. Bu sürecin bir kısmında, PMC çatısı altındaki Variety ve The Hollywood Reporter gibi medya kuruluşlarının HFPA'yı yıpratmak ve eleştirmek için büyük çaplı bir medya kampanyası yürüttüğü belirtiliyor.
Hata kabul edilen bu medyada, organizasyonun çeşitlilik açısından yetersiz olduğu iddiasıyla geniş yer tutuldu. Ayrıca dava dilekçesi, Penske Medya bünyesindeki Deadline gibi yayınların da süreçte taraf olarak görünmediğini vurguluyor.
Medyadaki eleştirilerin doruk noktasında ise suçlamalara göre PMC’nin, HFPA'yı çözmeye zorlamak için stratejik bir oyun oynadığı iddia ediliyor.
Dava takibinde, Penske ve Boehly’nin kurumsal şirketleri aracılığıyla HFPA üyelerine uzatılmış Altın Küre oylama hakları ve balo salonu koltuklarıyla öne çıkılan tekliflerin aslında sadece HFPA'nın tasfiyesi ve Vakfı ele geçirmesi koşuluna bağlı olduğu iddiası bulunuyor.
Golden Globe Tarafından Cevap Verildi
altın küreler temsilcileri ise bu iddiaları tamamen abartılı ve mantık dışı olarak nitelendirdi. Organization, HFPA'nın artık var olmayan 'geçmişteki yapısı'ndan gelen bir serzenme olduğunu belirtiyor.
GGF Vakfının çok daha önce tamamlandığını ve gerekli tüm onayları aldığını savunarak olayın üç yıldan fazla zaman geçtiği vurgulanıyor. Ayrıca bu tür son hamlelerin HFPA üyelerinin Vakfa bağlı bilet sağlamak için yapılan bir çaresizlik çabası olduğunu ve bunun kaynakların israf edilmesi anlamına geldiğini belirtiyor.
Bununla birlikte, platformun etik ihlallerden ziyade finansal çıkarları koruma yoluna giren bu davaların ne kadar şüpheli olduğu da tartışılıyor. Sektördeki gücü elinde tutan büyük yapılar ve eski dernekler arasındaki bu karmaşık mücadele devam ediyor.