
Oyun & Geek
Aincrad'ın Karanlık Yankıları: Yeni Aksiyon RPG İncelemesi
Echoes of Aincrad incelemesi: Yeni RPG oyuncularını sarmayan ama atmosferiyle öne çıkan eser.
Hexcore
3 dk
18 Temmuz 2026

Echoes of Aincrad, Sword Art Online evreninin bilindik sınırlar ötesine geçme iddiasıyla ortaya çıkmış, sanal gerçeklik temalı bir aksiyon ve rol yapma oyunu. Başlangıçta ana kahraman Kirito'nun izinden yürümemize izin veren bu yapı, popüler animenin ilk sezonundaki ölümcevap oyun arkını farklı ve daha karanlık bir yorumla yeniden ele alıyor.
Bu evrende binlerce oyuncu, dijital dünyanın gerçek hayatta da yaşamı tehdit eden yüksek riskli ortamında mahsur kalmış durumda. Oyun, geleneksel aksiyon mekanikleri ile güçlü rol yapma öğelerini harmanlamaya çalışsa da kendine özgü bir izleyici deneyimi sunuyor.
Yeni çıkan bu oyun, genel olarak souls-like (zorlu mücadele odaklı) türünden doğrudan esinlenmiş olsa da salt o formata bağlı kalmıyor. Karakterimizin dayanıklılık barını yönetmesi, düşman saldırılarından ustalıkla kaçınmak için yuvarlanması ve sisli kapıların ardındaki devasa canavarlarla çatışması bu dünyayı tanımlayan unsurlardan biri.
Yaratıcının belirlediği sistem dahilinde ilerlerken kendimizi hem bir macera oyununda hem de .hack veya Shangri-La Frontier gibi içerik temalı yapıların tatlı karışımında buluyoruz. Oyuncular, karakterlerini geliştirdikçe zindanları temizleme ve ganimet toplama heyecanını yaşıyor.
Hikayeye yabancı olan oyuncuların dikkatli olması gerekiyor; oyun bizi doğrudan beta aşamasındaki olayların ortasına fırlatıyor. Yaklaşık üç saat süren uzun bir giriş bölümünün ardından esas önemli olay örgüsü ortaya çıkıyor, ancak bu can alıcı noktadan sonra anlatı oldukça sığlaşıyor.

Yeni dünya ve sanal gerçeklik teması ile ilgili temel bilgiler büyük ölçüde atlanıyor. Olayların neden yaşandığına dair tatmin edici bir açıklama olmaması, oyuncuyu anlamını çözülmemiş karmaşık bir kuşatılmışlık hissi içine hapsediyor. Bu durum, atmosfer için güçlü ama anlatı açısından zayıf kalmış.
Echoes of Aincrad'ın en büyük gücü kılıç dövüşü odaklı düşük fantezi (low fantasy) atmosferinde saklı. Birçok rol yapma oyunu aksine, sihir veya büyü sistemlerinin ön plana çıkmaması saf dövüş hissini çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Oyunda sadece çelikten gelen güce güvenmek zorunda kalıyoruz ve bu durum oldukça etkileyici.
Elbette kafasında boynuzlar bulunan devasa canavarların üzerimize şok dalgaları fırlatması gibi absürt anlar yaşansa da, oyun genel olarak tekinsiz ve kasvetli atmosferini kurma konusunda üst düzey bir başarı sergiliyor. Bu düşük fantezi yaklaşımı, oyuncuyu kendi dünyasının içindeki gerçekçi aksiyon hissiyle sarıyor.
Oyuncuların hayal gücünü besleyen bu evren potansiyeline rağmen oyun tasarımı ciddi engellerle karşılaşıyor. Orijinal konseptte tam 100 kat yüksek bir sığınak inşa edilmesi vaat edilmişken, oyunda oyuncunun tüm serüven boyunca sadece ilk iki kata erişimi sınırlandırılmış olması büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bu kısıtlama, dikey yükseliş hissinin ve evrensel deneyimin tam anlamıyla yaşanamayacağını gösteriyor.

Yarışmaların mekaniklerini baltalayan en önemli sorun ise temel vuruş hissiyatının zayıflığıdır. Oyuncunun herhangi bir silahla düşmana saldırdığında, sankinin havada bir etki yarattığını hissetmesi gibi ağırlık ve güç eksikliği hissediliyor.
Vücut tepkilerinde bu can sıkıcı durum daha da belirginleşiyor; darbe aldığınızda karakterinizin belirgin bir reaksiyon animasyonu olmaması oyuncuya zaman zaman hasarın işlediğini fark ettirmeme imkanı tanıyor. Saldırı ve savunma mekaniklerinden gelen görsel ve işitsel geri bildirimlerin bu denli yetersiz olması, savaşların heyecan verici ritmini tamamen gölgelemiş durumda.
Nihayet Echoes of Aincrad deneyimini tam anlamıyla çökmeye engel olan en büyük unsur ise taktik odaklı yoldaş kontrol sistemidir. Bu mekanizma, oyuncunun elindeki yapay zekalı ortağı Switch ve Serbest (Free) modları arasında yönetmesi gerektiği o kritik anlara odaklanıyor.
Serbest modda ortağımız düşmanın dikkatini üzerine çekerek agresif saldırılar düzenlerken, konsantrasyon seviyesini korumak adına doğru zamanda geçilen Switch modunda dinlenme ve strateji oluşturma fırsatı bulur. Bu sürekli geçiş döngüsü, oyunu basit bir aksiyon deneyiminden ziyade adeta önceden planlama gerektiren sıra tabanlı derinlikte bir rol yapma oyununa dönüştürüyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.